04 Nisan 2020
  • İstanbul6°C
  • Ankara1°C
  • Konya3°C
  • İzmir11°C

"SURİYE'DE, İDLİB'DE NE İŞİMİZ VAR?"

Şükrü Sak

01 Mart 2020 Pazar 22:08

Öyle kirli bir algı yayıyorlar ki, sanırsınız bir "fetih" harekatına çıkmışız...Halbuki sorun çok net; Türkiye kendi güvenliği, kendi vatan savunması için tarihi bir hamle yapıyor! Yeni bir göç dalgasını kaldıramayacağını söylüyor!

27 Şubat akşamı Türkiye, tarihindeki en büyük saldırılardan birine uğradı…

İlgili ülkelerle yapılan anlaşma ve varılan mutabakatlar neticesi bölgede gözlem noktaları oluşturan Türkiye’ye Suriye rejimi uçakları tarafından yapılan saldırıda 36 askerimiz şehid edildi, bir o kadarı da yaralandı!

Deyim yerindeyse Türkiye bu beklenmedik saldırı ile şok oldu!

Saldırının ardından kararlı ve dirayetli bir duruş sergileyen Türkiye bu hain ve düşmanca saldırıya karşı anında “misliyle mukabele” kararı aldı ve dünden beri de gerekli karşılığı veriyor!

Sorun şu ki; Türkiye’de, Türk askerine yönelik bu alçak saldırıyı bile iç politikaya alet etmeye çalışan, buradan siyasi hırslarına “malzeme devşiren” inanılmaz derecede ahlaksız ve ilkesiz bir “muhalefetle” karşılaştık!

Bu inanılmaz bir şey gerçekten!

 

"Suriye'de, İdlib'de ne işimiz var?"

 

Böyle diyorlar...

Suriye’de ne işimiz var, İdlib’de ne işimiz var?

Diye siyaset ve medya kürsülerinden kirli bir “algı” yayıyorlar…

Bunu söyleyen “muhalefet”, Türkiye’nin sayısı 5 milyona yaklaşmış “mülteci sorunu” ile ilgili bir tek cümle etmiyor? 

Bu “sorunun asıl kaynağı” olan ABD, Rusya, İran, Batı ve Suriye’nin insanlık dışı politikaları ile ilgili bir tek eleştirel cümle kurmuyorlar, neden?

ABD’ye, Rusya’ya, İran’a, Batı’ya sormuyorlar, “Suriye’de, İdlib’de ne işiniz var, bu insanlar neden kendi vatanlarından kaçıp akın akın Türkiye’ye geliyorlar, bunun sebebi sizin aşağılık sömürgeci-işgalci politikalarınız değil mi?” demiyorlar…

Bu insanları kendi topraklarında neden bombalıyorsunuz demiyorlar…

Bütün bir şehir halkını nasıl oluyor da "terörist" ilân ediyorsunuz demiyorlar...

"Asıl işgalci ve terörist olan, ABD'dir, Rusya'dır, Batı'dır, bu insanlar sizin işgalci-sömürgeci politikalarınız yüzünden vatanlarından, topraklarından, yerlerinden yurtlarından ediliyor, Suriye'den defolun!" demiyorlar!

Demiyorlar!

Türkiye, İdlib’e yapılan saldırılar sonrası başlayacak olan “göç dalgası” ile baş edebilir mi diye düşünmüyor, sormuyorlar…

Onlara bunları demeyen, sormayan “muhalefet” içerde dönüp dönüp aynı şeyi söylüyor;

“Suriye’de İdlib’de ne işimiz var?”

Türkiye’nin, Afrin’de de, El Bab’da da, İdlib’de bulunma nedeni, artık kaldıramayacağı yeni bir “göç dalgasını” sınırın dışında önlemek…

Bunun anlaşılmayacak nesi var?

“Suriye’de ne işimiz var?” diyenler, Türkiye sınırlarına dayanacak bir iki milyonluk göç dalgası karşısında ne yapabilir sorusuna bir cevab veya “çözüm” öneriyorlar mı?

Hayır!

Ona dair tek cümlelik bir fikirleri de yok!

Ne olacak peki?

Türkiye bu 5 milyon mülteciyi kendisi mi davet etti?

Bu insanlar bölgede yürütülen, işgal ve sömürüye dayalı savaş politikaları yüzünden vatanını terk etmek zorunda kalmış bir millet… Irak’ı, Afganistan’ı, Libya’yı ve en son da Suriye’yi savaş alanına çevirdiler… Ve Türkiye bölgedeki konumundan dolayı, buradan gelen milyonlarca mülteci ile doldu!

Bu “soruna” dair bir çözüm öneriniz var mı? Bu bir tek partinin sorunu mu, ülke sorunu mu?

Bütün bu işgal ve vahşetin temelinde, İsaril’in “okült hedefleri” olarak ifade edebileceğimiz, “Tanrıyı kıyamete zorlamak” gibi bir inanç da var, bu da yabana atılacak bir düşünce değil…

Mehmetçiğin vatan savunmasının “sınır dışına” kadar uzanmasının sebebi “herkesin malûmu” olduğu halde, bir tek “muhalefete meçhul” kalmış anlaşılan!

Öyle kirli bir algı yayıyorlar ki, sanırısınız bir "fetih" harekâtına çıkmışız. Türkiye, artık hiçbir şekilde kaldıramayacağ yeni bir "göç dalgası"na karşı, kendi vatan savunmasının derdinde, bunlar yaşanan bu "insanlık dramı"ndan, "siyasi iktidar" üretme çabasında! Yazıklar olsun böyle muhalefete...

Biz de anlamaya çalışıyoruz; bütün dünyaya "malûm" olan bu gerçek, Türkiye'deki bu muhalfete neden "meçhul?"...

 

-II-

 

Bölgede yaşanan bu korkunç işgal ve savaşın, milyonlarca insanı yerinden yurdundan toprağından vatanından koparan, ülkelerini harabeye çeviren savaşın, işgalin arka planında ne var?

Bunu soransorgulayan bir “akıl” ve "yaklaşım", insaf ve vicdan var mı? O da yok…

Geçtiğimiz günlerde Nedim Şener, Newyork’ta, 18 Kasım 1990 -O dönem dışişleri bakanı olan-İsrail Başbakanı Netanyahu ile Yahudi Cemaatinin Hahambaşı arasında geçen konuşmayı hatırlattı;

Netanyahu: -“Hala mesih gelmedi…

Hahambaşı: -"O zaman bir şeyler yapın!

Netanyahu: -“Yapıyoruz, yapıyoruz…

Bu Yahudilere göre, onlara “cennete götürecek” son savaşın adı Armageddon…

Yine Şener’in hatırlattığına göre;

7 Temmuz 1981 günü İsrail Hava Kuvvetleri’ne bağlı F-15 ve F-16 uçakları Bağdat’ın yakınlarındaki Tuvayta bölgesindeki nükleer reaktör ve araştırma merkezini bombaladığında, “Babil” isimli hava saldırısı sonrası ABD Başkanı Ronald Reagan şunu söylemişti: “Armagedon’un yakın olduğuna inanıyorum...

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Son Yazıları Tümü