17 Ağustos 2018
  • İstanbul28°C
  • Ankara32°C
  • Konya31°C
  • İzmir29°C

ŞÜKRÜ SAK YAZDI; EREN ERDEM DENİLEN BU CHP MİLLETVEKİLİ BENDEN NE İSTİYOR?

-"Bana 'Dünyanın en şerefsiz adamlarından biri' demişsin..."-Yok, ben demedim, arkadaşın demiş...-Ama sen de bunu haber yapmışsın!.

Şükrü Sak yazdı; Eren Erdem denilen bu CHP milletvekili benden ne istiyor?

14 Şubat 2018 Çarşamba 00:02

Eren Erdem denilen bu CHP milletvekili benden ne istiyor?

-I-

CHP Milletvekili Eren Erdem isimli “tuhaf şey” benden şikâyetçi olmuş…

Geçen gün karakoldan aradılar, gittik…

-Hayırdır?..

-Adama “şerefsiz” demişsin…

-Bir yanlışlık olmasın?

-Yok yok,  bak burada böyle diyor…

Benim açımdan da şaşırtıcı bir durum tabii…

Adamların “demokrasiye” zerre kadar tahammülleri yok…

Bir gram eleştiriye dayanamıyorlar, soluğu doğru “Adliyede” alıyorlar…

Tam böyle sağlam bir “demokrasi ve ifade özgürlüğü” nutku irad edeceğim, beni bir gülme tutuyor… Vazgeçiyorum…

Kendimdeki “ironi” yeteneğinin farkında olduğum için, böyle “hassas noktalarıma” dokunan “suçlamalar” karşısında ben de bir tuhaf oluyorum hâliyle… Kendimi “kontrol” etmekte zorlanıyorum…

(Ama konu “yargıya intikâl” ettiği için, bizim de yargıyı etkileyip, yanlış kanaatlere varmasına sebeb olmamamız iktizâ ettiği içün fazla ş’apmıyorum…)

Hayır, şikayetçi olduğun yazı, neredeyse iki sene önce yazılmış yazı…

-“Olsun, Fuat Uğur retweetleyince gördüm ben…” diye, eski bir konuyu “güncellemenin” ne yararı var?.. Amacın ne, maksadın ne?.

-Bana “şerefsiz” dedin, yok Emre Erciş demedi sen dedin, o dediyse bile sen niye yazdın?

Böyle bir şey olabilir yahu?

Dürüst ve ilkeli bir gazetecinin, çok yakın olduğu bir “Milletvekili” hakkındaki-yani senin hakkındaki- ifşaatlarının haber değeri tartışılamaz! Bunu niye haber yaptın diye bir gazeteciye dava açılabilir mi?

Bizim bunu haber yapmamızdan daha tabii ne olabilir?.

Veya soruyu şu şekilde soralım;

Tavır, eylem ve söylemleri ile, toplumun büyük bir kesiminin nefretini kazanmış bir “siyasetçinin”, yakın bir arkadaşı olan bir gazetecinin yaptığı ifşaatların “haber değeri” es geçilebilir mi? Bunu gören bir gazeteci, “toplumu bilgilendirme hakkını” kullanamaz mı?

Da, utanmadan hemen mahkemeye koşuyorsun?..

Hadi koştun diyelim, niye sana “şerefsiz” diyenden değil de benden şikâyetçi oluyorsun?

Çok ayıp valla bu yaptığın Eren!

Sen de Bülent abi gibi, “Amaaan bunların reklamını yapmayalım” diye biraz sinsi düşünseydin…

Ne demişti Bülent abi;

“Esasen bunları ciddiye alıp hepsine cevap vermek ve bu tiplere itibar kazandırmak istemem.” Demişti.

(Bunu “Türkçe’ye” tercüme edecek olursak; “Görmezden gelmek istiyorum, ama mevzu ayyuka çıkmış, mecburen yalanlamam lazım”…)

Her neyse, konumuzun “Bülent abi” ile bir alâkası yok!

Konu sensin!

Ve her zaman olduğu gibi yine “hileli”  bir sinsilik içindesin;

“Ben milletvekili olduğum için kamu görevlisiyim, bana yapılmış bir hakaret TBMM’ye yapılmış demektir…”

Haydaaa!

Şikâyete konu olan iddiayı bir ân için doğru kabul etsek bile, bu nasıl bir çarpıtmadır Eren?

Bu nasıl bir mantıktır?

Senin “özel” kişiliğinle, TBMM’nin tüzel kişiliği nasıl aynı olabilir?..

(Bence avukatını değiştir…)

Bu nasıl bir mantıktır böyle yahu?..

-II-

Konu yargıya intikal ettiği için fazla şey yapmayacağım…

Ama gerçekten pislik bir tip olduğunu tekrarlamak lazım…

Sana bu hakareti yapan kişinin;

Yakın arkadaşın, “aile dostun”, gazeteci Emre Erciş olduğunu bildiğin halde…

Bizim sadece burada geçen;

Dünyanın en şerefsiz adamlarından birisi” ifadesini tabii olarak yorumladığımız-haberleştirdiğimiz hâlde…

Evet bütün bunları bildiğin hâlde, mantık oyunları ve hileli yollarla bizim üzerimize yıkılmaya yeltenmen çok ayıp!

(Şüpheli, Nabız Haber’de “Dünyanın en şerefsiz adamlarından birisi” başlıklı şikâyetimize konu olan, müvekkil hakkında “Bu şerefsizi tanıyalım” ifadesini kullanmıştır. (Bu ibareyi her ne kadar tırnak içinde kullanmışsa da, haber içeriğinden de anlaşılacağı üzere bu sözler Emre Erciş veya bir başkasına değil, şüpheliye aittir bu nedenle alıntı değildir.)

Tekrar söylüyorum; avukatını değiştir!

Tırnak içindeki ifâde şekil 1 A’da görüldüğü gibi, senin hakkındaki tüm gerçekleri dürüstçe yazan gazeteci Emre Erciş’e aittir…

tivit-emre-ercis.jpg

Bu durum karşısında itiraz edeceğin tek husus; "Emre Erciş yalan söylüyor" demekten ibaret olması lazım...

Ama Emre Erciş niye yalan söylesin durduk yerde? Kaldı ki seninle de “şahsi” hiçbir meselesi yokmuş dediğine göre…

*

Hayır, desen ki;

Çok ağır bir eleştiri olmuş, çok sert bir yorum olmuş”… Haklısın, diyeceğimiz bir şey yok…

Ama, “küfür ve hakaret?” asla!..

“Bana ‘Dünyanın en şerefsiz adamlarından birisi’ dedin!”

Demedim…

Peki Emre Erciş’in söyledikleri?..

E onunla benim ne alâkam var… “Bunu söylüyor” demenin dışında?..

Şimdi vaziyet bu olduğuna göre;

Bu CHP milletvekili olan “tuhaf şey” benden ne istiyor?

Para mı, hapse girmemi mi?

Mesele hapis ise sorun yok da, “para cezası” verdirip, benden para koparmaya çalışıyorsa, sıkıntı büyük!

Son olarak;

Bence bu meseleyi fazla uzatma Eren... Yoksa iş meşhur Temel fıkrasında olduğu gibi uzar gider; uzadıkça da üzerinde zaten mevcut olan "şüphe bulutları" çoğalır...

"Dediydin, demediydin, dediydin demediydin... Dediydin demediydin..."

İşte Eren Erdem'in şikâyetçi olduğu söz konusu yazı...

sak-iki-002.jpg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.