30 Mart 2020
  • İstanbul10°C
  • Ankara10°C
  • Konya6°C
  • İzmir13°C

SALİH TUNA: "EKONOMİMİZ, AĞIR ABLUKA ALTINDA. NASIL DİRENECEĞİZ?"

O para nasıl bulunacak?

Salih Tuna: "Ekonomimiz, ağır abluka altında. Nasıl direneceğiz?"

06 Aralık 2016 Salı 14:05

Salih Tuna: "Ekonomimiz, ağır abluka altında. Nasıl direneceğiz?"

Tastamam özgürleşmek için de AB’ye girmek gerekti. Öyle propaganda ediliyordu. Özgürlük de Kopenhag Kriterleri’nde bir bir belirlenmişti. Bu kriterlere uymak da ‘ev ödevleri’ arasındaydı.

‘Ev ödevlerimizi’ yapmaya koyulduk. O kadar ki, kaldırım taşlarımızı bile AB müktesebatına göre döşedik. AB’ye girme aşkımıza kokoreççilerden, bir kısım ulusalcıdan ve kimi Müslüman aydınlardan başka itiraz eden olmadı.

Gelgelelim, ‘müktesebat’ veya ‘ev ödevi’ diye diye bizi yol ayrımına getirdiler; ya anahtar teslim Türkiye’yi FETÖ’ye teslim edecektik ya da ne pahasına olursa olsun vatanımızı savunacaktık.

Savunma gücümüz kırılsın diye ilkin (onulmaz fay hattı kırıklarına neden olan) Gezi kalkışmasına maruz bırakıldık. (Sonuçta, Gezi öncesi tek haneli olan faiz Gezi sonrası çift haneye yükseldi. Dolar derseniz, 2 liranın altındayken 3 lirayı geçti.)

Yetmedi; 17 – 25 Aralık 2013’te Fetullah Gülen’in ifadesiyle ‘teknik nakavt’ gerçekleştirilmek istendi.

Başaramayınca, 15 Temmuz’da tankla, savaş uçaklarıyla saldırdılar. Topyekûn püskürttük!

Ne ki, bitmedi. Şimdi en kırılgan noktamız, ekonomimiz, ağır abluka altındaNasıl direneceğiz?

Daha evvel yazmıştım, dolara levye atılmaz. 

Liberalizm bize sadece ekonomik değişkenlerle yerleşmedi ki. Sosyal ve kültürel tüm kılcallarımıza kadar girdi. 

Liberal bir dünyada egemen güçlere kafa tutarken, kılcallarında liberal değişkenler dolaşan bir toplumla nasıl direneceğiz?

Bu meydanda, 15 Temmuz direnişi teminatımızdır, ama yetmez.

Zaten yetecek olsaydı hükümet, dolarları TL'ye çevirmeyi veya Rusya, İran ve Çin'le kendi paralarımız üzerinden ticaret yapmayı hedeflemezdi. 

En büyük teminatlarımızdan biri de Sayın Erdoğan'ın en kritik eşiklerde dahi gerçekçi politikalar ortaya koyması ve ekonominin biricikliğinin alabildiğine farkında olmasıdır.

Şunu aklımızda tutmak mecburiyetimiz var: Mevcut işsizlik seviyesini koruyabilmemiz için yıllık ortalama yüzde 3 - 4'ler seviyesinde büyüme yakalamamız şart. 

Son yıllarda bu seviyeleri yakalayamadığımız için işsizlik tek haneli rakamlardan tekrar yüzde 10'un üzerine çıktı. 

AK Parti'nin temel başarılarından biri takdir edersiniz ki, refahı artırmak ve yeni istihdam alanları oluşturmaktı.

Malumunuz, tasarruf seviyemiz çok düşük. Yatırımların finansmanı ve büyümenin sürdürülmesi için yılda 200 milyar dolar dışardan gelecek paraya ihtiyacımız var. 

Bu parayı nasıl bulacağız?

Büyüme kompozisyonuna baktığımızda da şöyle bir sorunumuz var: Özellikle son yıllarda yatırımlar küçülürken tüketim harcamaları çok arttı.

Bu sorunları aşmanın bir yolu yok mu?

Olmalı. Olacak. Başka yolu yok.


Kısa, orta ve uzun vadede neler yapılmalı, onu da yarın anlatalım.

Salih Tuna-Yeni Şafak

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.