21 Ağustos 2017
  • İstanbul26°C
  • Ankara20°C
  • Konya20°C
  • İzmir23°C

PARA VE CEMAAT

Abdulhamit Hocaoğlu

03 Eylül 2016 Cumartesi 12:03

PARA VE CEMAAT

'Para bizzat cemaat olduğundan,karşısında başka cemaatlere tahammül edemez ' 

Karl Marx’ ın meşhur sözü...

Belki de kendi inanç ekseni içinde “ Ateist ” lik barındırıyor olmuş olsa bile, bu demek değildir ki her yaptığı tespit yanlışlıklarla doludur.

Bu durum, tıpkı, inanç bakımından sağlam referanslar ihtiva etmeyen, din hakkında deist ve agnostist görüşleriyle bilinen Albert Einstein’ in, mesela, Özel Görelelik Kuramı’ nı veya Kuantum Fiziği ilkesini reddedemeyeceğimiz gibi bir durumla örtüşmektedir.

Peki, nedir bu paranın bizzat cemaat olması durumu?

Peki nedir bu, bir cemaatin diğer bir cemaate karşı tahammülsüzlük durumu?

Lidya’lıların parayı ilk icadından, Çinlilerin ilk kağıt banknotları ta 806 yılında tedavüle sunmasından ve nihayet Napalion Bonapart’ ın  “Para para para” diye inlemesinden süzülerek günümüze kadar gelen ve cebe girdiğinde insanın yürüyüşünü bile değiştirdiği söylenen, uğruna savaşlar çıkartılan; “Çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz” atasözüne konu mankenliği yapacak kadar da dışlanan,  buna mukabil, istemem yan cebime koy gibisilerinden uzaktan bir yan bakışla da iç geçirilen bu melun münafık mıdır ki acaba aradığımız günah keçisi?

Bu günlerin gündemini, yakın geleceğin yakın tarihini, torunlarınızın torunlarının da tarihini konu alacak olan cemaat kavramını ve olaylarını,”Para”dan ayrı ele almak; Genç Osman’ ın Yedikule Zindanları’ nda kementle boğulmasını Yeniçerileri irdelemeden ele almaktan farksız olacak gibi duruyor…

Para, insanlık tarihi sahnesinde hep başrolü kaptığına göre, bu oyunda da pek çok figürana ihtiyaç olması tabii ki kaçınılmazdır. Eğer para güç demekse, güç de ( Sosyal erklik açısından) iktidar demekse, o halde iktidarı ele geçirmenin yegane temel şartı da para (güç) demektir. İktidarı ele geçirmenin ilk hedefi de gücü (Parayı) ele geçirmektir gibi bir hipotez geliştirebiliriz bu durumda…

Cemaatle para ilişkisini “Bal-arı-kovan” üçlemesi örneğiyle daha iyi izah edebiliriz sanırım.

 Buradan yola çıkarak cemaati bir kovana benzetecek olursak, cemaatin merkezindeki kişiyi kraliçe arıya benzetelim. Kraliçe arının görevi sadece yumurtlamaktır. Sürekli yumurtlayacak ki kovanın bal üretim kapasitesini ve devamlılığını korusun. (Burada yumurtlamak da sürekli cemaat üyelerine hitap etmek olsun) . Kovanda işçi arılar vardır bilirsiniz, görevleri sürekli çiçek özü toplamak ve bal yapmaktır. Bunları da müritlere benzetelim. Bir de dışarıdaki çiçekler vardır çiçek özü veren, işte onlar da senin benim gibi vatandaşlar… Tabii ki ballar da para! Tabi illa ki de bal tutan parmağını da yalamıştır yani… Ha petekler mi? Onlara artık banka mı dersiniz şirket mi dersiniz o kadarını da bana bırakmayın canım…

Para bizzat cemaat olduğundan, karşısında başka cemaatlere tahammül edemez.

Bal bizzat kovan olduğundan, karşısında başka kovanlara tahammül edemez.

Neden ?

E nedeni var mı kardeşim, ne kadar çok çiçek o kadar bal da ondan…

Sen kalkıp adamın dükkanının karşısına dükkan açarsan… Olacak iş mi şimdi bu ?

Tabi, bir de tarih boyunca cemaatler siyasileri, siyasiler cemaatleri hep tahrik etmiştir. Birinde un şeker diğerinde yağ kaymak var. ”E ne durirsiz, helva yapsaz ya” demek geçer insanın içinden ama,  işin bu boyutu başlı başına bir botanik belgesel niteliğindedir. Birinde oy var diğerinde iktidar… Birinde kovan var, diğerinde bala dönüşmeyi bekleyen milyonlarca çiçek…

Bu arada herkes Napolyon’ un “Para, para, para” dediğini bilir de neden bu sözü söylediğini pek az kişi bilir. Bir savaş yapıp kazanmak için ne gerekir sorusu üzerine bu cevabı vermiştir efendim kendileri, yani Türkçe bilmediği için orijinaliyle şöyle:  “Argent,argent,argent ” diyerekten….

Para bizzat cemaat olduğundan, karşısında başka cemaatlere tahammül edemez

Anlaşırlarsa ne ala

Anlaşamazlarsa Mualla !

Anlayana…

Demek istemiş olabilir Karl Marks…

Şimdi merhum Karl Marks’ ın cemaatler hususunda ne demek istediğini biraz daha iyi anlar gibi olduk değil mi, cennet vatanımın “Çiçek” yurdum insanları…