12 Aralık 2019
  • İstanbul10°C
  • Ankara7°C
  • Konya5°C
  • İzmir15°C

NE ABD MANDASI NE ÇİN TASMASI...

Necdet Kocataş

20 Şubat 2019 Çarşamba 05:20

                                                                                                      

Amerika'nın Türkiye Büyükelçiliği sosyal medya hesabından Uygur Türkleri ile ilgili mesaj yayımladı!.. (19.02.2019)

Ne şeref, ne şeref bize(!).. .Enişte bizi yine öptü!.. Acaba niye?..

BD-İBDA Külliyatında bahsi geçen bir hastalık var; acı ve ıstırabı hissedememe… Şöminenin karşısında oturan bir İngiliz soylusunun bacakları tutuşup yanması ve fakat bunu hissetmemesi de misal olarak verilir. Yani sinirlerinin iflas etmiş olma hali… Acı ve ıstırabın hissedilememesi de tüm vücudun dış etkilere karşı savunma mekanizmasının çöktüğüne işaret. Mevzuu şuraya getireceğim; tüm İslam alemi olarak bir bünye olma şartlarını ve istidadını kaybettik, özellikle de biz Türk Milletiolarak hem İslam aleminden hem de Türk-İslâm dünyasından koptuk, koparıldık. Artık gösterilmesi gereken refleksleri gösteremiyoruz.

Mânâda ve madde de dibe vurmuş, kendi iman coğrafyamızla beraber biz, pek çok değerlerimizle beraber acı çekme hassamızı da kaybetmiş durumdayız. İçte tam örgütlenememiş, Milleti; milli köküne-Ruhuna ram edememiş, kısaca söylersek: Milletimizin şanına yakışır bir ''Üst yapı-Devlet'' anlayışı ve düzeni de oluşturulamamış olması da -gerekeni gerektiği zaman yapabilme imkanı vermeyerek- ayrı bir dert olmuştur, olmaktadır... Düşünsenize!.. Acıyı hissedememe hastalığına düçâr olmamız yetmezmiş gibi bir de yandığımızı bize haber verecek, bizi uyarıp da ateşi söndürmemizi sağlayacak bir ''uyaran''da yok! Yandığımızın farkında olmadığımız gibi tedbir almamızı ihtar edecek bir yapı da yok.

Türkistan yanıyor!..

Haberimiz yok!?.

Doğru haber kaynağı yok!..

Gelen haberlerde?!.

Malum CIA menşeli!..

Sen gel de güven!.. Veya güvenme!.

Sadece Türkistan değil, dünyanın herhangi bir yerinde bizi doğrudan veya dolaylı ilgilendiren hiç bir konuda başkaları tarafından ''işlenmemiş-süzülmemiş'' doğru haber alma imkânımız neredeyse yok. Bununla birlikte başka bir problem; ''Haber'' alınsa bile o bilgiyi kendi hissiyatımıza ve hassasiyetimize, yani ''bizce'' değerlendirip o'na göre ''tavır alma” gücümüz de yok. Stratejik müttefik kabul edilen ''Demokratik Katiller''in ''gözünden'' değerlendirip öylece,  ''onlara göre” tavır alma veya ''bizce'' tavır almaya muktedir olamama...

Dost Kim?..

Onların dediği!..

Düşman Kim!..

Onların gösterdiği!..

İyi ne?.. Kötü ne?..

Onların ''iyi'', ''kötü'' dediği!..

Doğru ne?.. Yanlış ne?..

Onların ''doğru'', ''yanlış'' dediği!..

Eeee yetti artık!..

Sen ''KİM''sin?..

Onlar ne derse ''O''yum!..

Bu zırvalıktan ne devlet çıkar, ne millet ne de başka bir halt!.. İçeride kakafoni hakim olunca dışarıya da düzgün bir ses çıkarılamıyor. Önce iç oluş sonra dışarıya açılma işi. Çin'in Uygur Türklerine yaptığı ''soykırım-jenosid'' kati bir vaka!.. Bu gerçeği istismar ederek, Çin etrafında yeni bir “yeşil kuşak” oluşturma gayretinde olan ABD'nin bu ve benzer hadiseleri istismarı da kati bir vaka!.. Tabiri caizse yukarı tükürsen bıyık aşağıya tükürsen sakal!.. Bizim de gücümüz malum!.. O zaman bırakalım da Çin soykırıma devam mı etsin?.. Saçmalık!.. Ordumuzla sefere çıkalım ütopyası kuran yok. (şimdilik) Çin'in yaptığı bu zulme karşı da bütün İslam ülkeleriyle beraber ''özgün'' bir politik duruş sergileyebilmeliyiz. Çin'in soykırımdan vazgeçip, insan hak ve hürriyetlerine saygılı davranmasını, bir milleti topyekûn imha etme isteğinden dönmesini vs. ABD emperyalist siyasetinden bağımsız bir dil ve duruşla anlatmalı ve çözmelidir.

Sözde, Uygur Türklerini destekler gözüken ABD'nin malum sicili Çin'den daha kanlı ve kirli. Uluslararası hukukun ırzına geçerek, sorgusuz, sualsiz, yüzlerce Müslümanı dünyanın pek çok yerinden alıp ''Guantanamo'' işkence kampına götürüp, yıllardır sistematik bir şekilde insanlık dışı muameleye tabii tutması, tutmaya devam etmesi ortadadır.

İşte Libya ortada!..

Suriye ortada!..

Afganistan ortada!..

Yemen ortada!..

İslam’ın ve Müslümanların düşmanları ve onların zulümleri ortada... Bu ha ABD olmuş, ha Çin!.. Kafirler ve yaptıkları birbirine benzer!.. İşkenceye maruz bırakılan, öldürülen, dilinden, dininden, yurdundan edilen ''biz'' olunca; Onlar için bir anlam ifade etmez. Eğer bir ses çıkarıyorlarsa bu saf duygularla, İNSANİ SEBEPLERLE ASLA DEĞİLDİR. O sesin arka planında bu aşağılık “Kapitalist-Komünist” sömürü çetelerinin kokuşmuş çıkarları vardır.

Müslüman milletimizin her ferdi, Türkistan'ın yiğit evlatları Uygur Türklerine yapılanlar başta olmak üzere, nerede bir zalim ve onun zulmü varsa karşı çıkmalı, sesini yükseltmelidir.

Ne ABD mandası!..

Ne Çin tasması!..

Bağımsız Türk Dış Politikası!..

20.02.2019

Necdet KOCATAŞ

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Son Yazıları Tümü
05 Ocak 2019 Cumartesi 23:46

Gündüz gözüyle linç!

01 Ocak 2019 Salı 01:09

Böyle şirretlik görülmemiştir!

31 Aralık 2018 Pazartesi 02:11

Gökler ağlıyor, yeryüzü sessiz!

26 Aralık 2018 Çarşamba 19:57

Hayâl et!..

23 Aralık 2018 Pazar 22:16

Saray soytarısı...

22 Aralık 2018 Cumartesi 19:36

"Klik imparatorluğu"(!) komedisi...