24 Kasım 2017
  • İstanbul14°C
  • Ankara6°C
  • Konya2°C
  • İzmir8°C

MONNA ROSA'NIN GERÇEK HİKAYESİ!

Monna Rosa'nın efsanelerinden birinde kız intihar eder. Başka birinde Karakoç reddeder kızı. Hangisi, ne kadar doğru?!

Monna Rosa'nın gerçek hikayesi!

05 Nisan 2017 Çarşamba 14:43

Monna Rosa'nın gerçek hikayesi!

“Monna Rosa” Dünya şiirinin en görkemli “imkansız aşk” şiirlerindendir.

Bu şiirle ilgili en az 20 farklı '' kırık aşk hikayesi'' anlatılır, hangisinin doğru olduğunu kimse bilmez.* Ancak bilinen gerçek şudur: Sezai Karakoç, biraz da o ''imkansız aşk'ın etkisiyle evlenmemiştir.

Sezai Karakoç tam 50 yıl boyunca yayımlamaktan kaçındığı Monna Rosa adlı kitabını ancak 1998'de okur karşısına çıkarır. Yeryüzünde kitap biçimini almadan bu kadar uzun bir süre sadece fotokoiyle çoğaltılarak bu kadar çok kişiye ulaşmış bir başka kitap var mıdır, bilmiyoruz.

“Monna Rosa” etrafında ağır bir sır perdesi vardır. Karakoç'un 19 yaşında yazdığı bu şiiri, niçin 1998'den önce kitap biçiminde yayımlatmadığı konusunda tatmin edici bir açıklama yoktur. Söylenen her şey, bir varsayımın kıyısında dolaşır. Şiirin Karakoç'un Mülkiye'deki biri için yazıldığına inanılır. Şiirin ilk versiyonundaki düzeni şöyle bir akrostiş vermektedir: Muazzez Akkaya. Ancak, Sezai Karakoç o konuda hiçbir bilgi vermemekte ve hatta, okurların, bu tür detayların üzerinde durmamaları gerektiğini belirtmektedir.

Muazzez Akkaya'nın kızı Ayşe Hanım'dan Ahmet Hakan Coşkun'a yıllar önce gelen bir not: ''Ben New York'ta doktorluk yapıyorum. Muazzez Akkaya'nın kızıyım. Annem Mülkiye'de okumuş. Öğrenciliğinde çok güzel bir kadınmış. Grace Kelly tipinde. Pingpong şampiyonu olmuş okulda. Bugün anneme Sezai Karakoç'un aşkını ve şiirini sordum. Annemin bu aşktan ve şiirden haberi olmamış. Ama şunu anımsıyor. Paltosunun cebinde şairi meçhul aşk şiirleri bulurmuş! Babamla evlenirken babama bu şiirlerden söz etmiş, babam da şiir yazmaya kalkışmış annem için ama tabii ki çocukça şiirler olmuş bunlar. Annem Hazine avukatlığından emekli oldu. Maliye Bakanlığı'nda çalışırken babamla tanışıp aşk evliliği yapmışlar. 48 sene harika bir evlilikleri oldu. Maalesef geçen hafta babamı kaybettik''

 

Ece Ayhan'a göre Sezai Karakoç'u 'pingponglu bir aşk mecnun kıldı: Monna Rosa. Kafasındaki kıza ihanet etmemek, derviş olmak için hiç evlenmedi.

' ''Ha Sezai ha ping-pong masası/ Ha ping-pong masası ha boş tüfek/ Bir el işareti eyvallah ve tak tak/ Gözlerin ne kadar güzel ne kadar iyi/ Ne kadar güzel ne kadar sıcak/ Tak tak tak tak tak.''


Ali Yaşkın sordu

*GYY'nin notu: Monna Rosa'nın hikayesinin gerçekten de çok fazla versiyonu var. Ve hiç biri tam doğru değil! Hikayenin aslını şu an yeryüzünde 5'i canlı 6 kişi biliyor!

Ali Yaşkın kardeşimizin aktardıkları ise doğrunun tamı değil, eksikleri ve yanıltmacaları çok bir versiyonu. Muazzez Akkaya'nın kızı tarafından aktarılıyor olsa bile böyle bu.

Bilenlerden birisi bir tv kanalında yönetici. Şair.

Bir diğeri bir gazetede köşe yazarı.

Biri Genç dergisinde yazıyor.

Bilenlerden ve hatta tanıklardan biri şu an toprak altında. Bir şairdi o.

Biri vaktinde İsrail'de çalışmış bir diplomat.

Birisi bir siyasi partinin lideri.

Ben biliyor muyum, Allah bilir!

Kaynak: Ali Yaşkın-Dünyabizim.com

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.