16 Temmuz 2018
  • İstanbul24°C
  • Ankara18°C
  • Konya19°C
  • İzmir26°C

MAL VE CAN İLE CİHAD

Abdüsselam Tutal

29 Nisan 2018 Pazar 02:05

Mal ve can ile cihad

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Kur’ân-ı Kerim’in ifadesiyle; "Muhammed (sav)in ümmeti insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmettir. Çünkü müslüman iyiliği, güzeli, hakkı, doğruyu, adaleti emrederler ve kötülüğü çirkinliği adaletsizliği zulümleri, tecavüzleri neyh ederler.(1)

İnsanlık için, insanlığın hayrı için, yaratılmış olan en hayırlı ümmete yeryüzünde yaşayan bütün kâfirler aç köpeklerin yiyeceğe saldırması gibi saldırmaktadır...

Müslümanların toprakları işgal altındadır. Müslümanlar esir edilmekte müslüman hanımlara tecavüzler edilmekte Müslümanların mukaddesatları ayaklar altına alınıp çiğnenmekte...

İşte Filistin, işte Afganistan, işte Irak, işte Suriye

 İşte Türkistan, işte Anadolu vs...

Bugün yaşanmakta olan tüm bu rezaletlere, işkencelere, tecavüzlere, işgallere, katliamlara karşı koymak ve bunları sonlandırmak için hayatını, canını, kanını ortaya koyan İslam dini ve İslam ümmetinin izzet ve şerefini ayakta tutan şanlı ve kahraman Mücahitlerimiz yokluk içerisinde. Mücahitlerimiz sık sık bizim adama değil para ve silaha ihtiyacımız var demektedirler... Hakeza diğer işgal bölgelerinde cihad eden Mücahitlerimizde aynı derten muzdariptirler...

“İslam ümmetinin bu zorlu döneminde dünyanın her yerinde yaşayan Müslümanların söz konusu işgallere tecavüzlere karşı koymakla, cihad etmekle şer ‘an mukelleftir.(2)

“Canını ve kanını ortaya koyarak cihada ve Mücahitlere katılmakla mükellef olduğu gibi cihada ve Mücahitlere ve de Mücahitlerin geride bıraktığı ailelerine imkan ve kabiliyetleri nispetinde mallarıyla bakmakla da mükelleftirler.” (3) Milenyum çağı, teknik çağı denilen bu çağda davaların zafere ulaşması ülkelerin kalkınması, ideolojilerin emellerini gerçekleştirmeleri, hâkimiyetlerini kurmaları için silaha olan ihtiyaç kadar para pula mala mülke de ihtiyaç vardır.

İşgal edilmiş topraklardan düşmanı atmak, yok etmek için, silaha bombaya ihtiyaç vardır. Bunlar silahları kullanan mücahitleri yedirmek içirmek giyindirmek için yiyeceğe içeceğe giyeceğe barınmaya ihtiyaç vardır...

“Mücahitlerin geride bıraktığı ailelerine zindanlarda tutsak edilmişlere, yaralanmış Mücahitlere bakmak, barındırmak için para pula mala mülke ihtiyaç vardır. Bunlar olmadan bir cihadın zafere ulaşması na mümkündür.

Dini Mübin-i İslam’ın zaferi, İslam ümmetinin İzzet ve şerefi için de, savaşan mücahidin görevleri arasında geride kalan çoluk çocuğuma kim bakacak zindandaki kardeşime kim sahip çıkacak para pul mal mülk etmem bulmam lazım gibi görevler düşünceler sorumluluklar bulunmamalıdır.

Söz konusu görev ve sorumluluğu dertleri ve problemleri çözmesi üstlenmesi gereken geride kalmış yani savaşmayan zengin fakir herkestir.

Söz konusu görev ve sorumluluğu üstlenmeyen her Müslüman fert günahtadır.(4)

“Cihada, mücahitlere mal ile destek olmamak demek Mücahitleri ve mücahitlerin uğruna canlarını kanlarını ortaya koyarak savaştıkları İslam topraklarını, Müslümanların ırzlarını namuslarını mukaddesatlarını kural tanımaz azgın aşağılık düşmanlarına teslim etmek demektir böyle bir davranış ise asla müslümanlık ile bağdaşmaz.

"Müslüman müslümanın kardeşidir ona zulüm etmez onu hor ve hakir bir durumda bırakmaz."(5)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bu konuda şöyle demektedir: ”Cihad etmek hukuki ve meşru bir harekettir. Ümmetin tümü bu meşru cihada ortaktır. Başka bir deyişle ümmettin en güzel bir şekilde payına düşen miktarda ve gücü nispetinde tarihi ve şeri sorumluluk bilinciyle kendi mesuliyetini yüklenmesi gerekir. Bu ise sadece desteklemek teyit etmekten ibaret değildir. Mesele böyle algılanmamalıdır.

Bundan ötürü ümmettin bütün halklarının erkeklerinden alimlerine zenginlerinden hayır ehline kadar hepsinin süratli bir şekilde mesuliyetlerinin idrakine varmaları herbirinin konum ve gücüne göre harekette geçmesi gerekmektedir."(6)

Yolumuzun büyüğü, Ehli sufiyenin en büyüğü Mektubat-ı Rabbani’nin sahibi İmam-ı Rabbani(ks) Hazretleri bu konuda şöyle buyurmaktadır: ”Bu zamanda İslam cidden gariptir. İslam’ın desteklenmesi ve kuvvetlendirilmesi için bu zamanda bir kuruş sarf etmek altın ve gümüşten binlercesinin sarfı yerine geçer. Ne saadettir ki bu devlete erenin nasibi olur.”

Resulullah (S.A.V) Efendimiz bu manada şöyle buyuruyor: “Siz öyle bir zamandasınız ki,  sizden biri emredilenin onda birini terk etse helak olur. Sizden sonra bir zaman gelecek o zaman bunların onda biri ile amel eden kurtulmuş bulunacak…”

İş bu vakit, Resulullah (S.A.V) Efendimizin anlattığı  vakittir. Bu müjdelenen kavim ise şimdi bu zamanda yaşayan Müslüman topluluğudur.

Bir şiir:

“Geliniz ey kahramanlar toptan bu yana;

Ganimet var, mudafii yok ondan yana"(7)

Yine yaşıyan büyüklerimizden şeyhim, Mahmut Ustaosmanoğlu (ks)hazretleri Ruhul Furkan tefsirinde Bakara suresi 195 ayeti kerimesini tefsir ederken şöyle buyurmaktadır: ”Ayet-i Celilede geçen infak umumi ise de bundan evel zikrolunan ayetin cihad hakında olması bu ayetteki infakında cihad yolunda harcama olduğuna delalet eder. Çünkü infak dini ve dünyevi faydalar temin etmek için mali sarf etmektir.

Allah yolundan maksat da dini mubin-i İslam’dır. Binaenaleyh din uğrunda harcanan her şey fisebilillah (Allah yolunda) harcanmış demektir. Cihad da din işlerinden olduğundan o yolda harcanan mallarda Allah yolunda harcanan malların en üstünü kısmındadır. Elinde malı bulunan zenginlerin bu yönde gayret göstermeleri gerekmektedir. Zira cihad top tüfek gibi silahlara, bomba dinamit gibi ateşli aletlere, at araba kamyon gibi nakil vasıtalarına, uçak tank gibi harp aletlerine, zırhlısından deniz altına kadar, değişik deniz vasıtalarına ve harp silahlarına, külliyetli miktarda mühimmata, daha nice nice aletlere muhtaç olduğu herkesçe bilinmekte ve her gün görülmekte olup bunların hepsinin hazırlanması ise mal harcamaya bağlı olduğundan Cenab-ı Hak gücü yetenlere malını bu yolda harcamalarını emrediyor.

Gerçi infak, Hacca, umreye, sıla-i rahime, fukaraya sadaka vermeye, çoluk çocuğunun nafakasına, yolları tamire, köyleri yapmaya ve bütün hayırlara şamil ise de geride açıklandığı şekilde infaktan asıl maksat cihad yolunda harcamaktır."(8)

Mal ile cihadın kadri kıymetini, önceliğini belirtmek adına söyleyelim ki Tevbe suresi 111 ayetinin dışında mal ve can ile cihada dair olan ayetlerde mal ile cihad, can ile olan cihattan evvel zikredilmiştir.

Bununla beraber mal ile yapılan cihad, can ile yapılan cihada eşdeğer olamaz. Ama mal olmadan can ile cihad olmaz burada malın önceliği söz konusudur.

Yine önemle belirtilmelidir ki, mali yardım yalnızca uzak beldedeki cihad bölgelerine yapılmaz. Bilakis İslam dininin ölçülerine göre cihada katılım yakın olan yerlerden başlanır mali yardımda durum aynıdır.(9)

“Mal ile Cihad” kitabının Filistinli müellifi bu konuda şöyle demektedir; “Mücadeleye devam edebilmeleri için kendilerini desteklememiz ve yardım elimizi uzatmamız gereken kişiler sadece Filistin halkından ibaret değildir. Ümmetin izzet ve onurunu korumak için bütün bölgelerde cihad meydanlarında mücadele veren mücahitlerin bu konuda üzerimizde hakları vardır. Filistin halkı Siyonistlerin hırs ve arzularına karşı direnmekte, Afganistan ve Irak halkları Siyonistlerin çıkarlarına hizmet eden Amerikalılara karşı koymaktadır. Aynı şekilde Çeçen halkıda Ruslara karşı mücadele etmekte...

Yiyecek bir aşı, giyecek bir elbisesi olmayan şehid çocuklarını gördüğü halde bir Müslüman nasıl neşe içerisinde olabilir. Veya silah, cephane, giysi, miğfer vs. bulamayan bir Mücahidi gördüğü halde kişi kendisini nasıl iyi hissedebilir? Yâda savunmasını üstlenecek bir avukat tutmak, zindan zorluklarını hafifletmeye vesile olacak yiyecek, giyecek, ilaç vb. ihtiyaçlarını karşılamak, yalnızlığını unutma ve imtihanın hafiflemesine vesile olacak aile ve yakınlarıyla görüşme vb. konularda maddi imkânı yetersiz olan bir mahkûmu gördüğü halde bir Müslüman nasıl mutlu olabilir?

Veyahut bir mücahid veya tutuklu ya da şehid ailesine ait bir evin yıkılışını veya mücahitleri umutsuzluğa düşürmek üzerinden baskı oluşturmak için ailelerini ihtiyaç ve yoksulluk içinde bırakma gayesiyle çevrilen entrikaları başarısız kılacak şekilde kendilerine yardım eli uzatılmayan şehid tutuklu ve mücahid ailelerini gördüğü halde bir Müslüman nasıl huzur içinde yaşantısını sürdürebilir?

Bu meseleyi Resulullah (S.A.V)in bir hadisi ile bitiriyorum: “Her kim bir Müslümanın onur ve haysiyeti küçük düşürüldüğü ve hürmeti çiğnendiği bir durumda o Müslümanı yardımsız bırakırsa, Allah’ta o kişinin yardıma muhtaç olduğu bir zamanda onu yardımsız bırakır. Ve herkim bir Müslümanın onur ve haysiyeti küçük düşürüldüğü ve hürmeti çiğnendiği bir durumda o Müslümana yardımcı olursa Allah’ta o kişiye yardıma muhtaç olduğu bir zamanda ona yardım eder."

Filistin, Somali, Çeçenistan, Irak ve Afganistan’da yaşayan kardeşlerimizin onur ve haysiyetleri ayaklar altına alınmaktadır. Hatta tüm Müslümanların mukaddesatları çiğnenmektedir. Müslümanların üç büyük mescidinden biri ve ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, Allah’ın yarattıklarının en aşağılıkları tarafından kirletilmiştir. Orda bulunan mücahitler kanlarıyla canlarıyla fedakârlıkta bulunmaktadırlar. Kim onları bu durumda terk eder yardımsız bırakırsa günün birinde Allah’ın onları yardımsız bırakmasından korkulur. Öyleki onlar o günde yardım çağrısında bulunurlar ancak yardıma koşan olmaz. Herkimde o mücahitlere destek olup yardım elini uzatırsa Allah’tan onun bütün gam ve kaderini gidermesini dileriz"(10)

Yazımı nihayetlendirmeye doğru giderken altını önemle tekrardan çizelim, bugün merhamet duygusundan yoksun, acımasız, kural tanımaz, azgın aşağılık kafirler tarafından İslam toprakları işgal altındadır. Müslümanlar esir edilmekte, işkence edilmekte, öldürülmektedir. Mü'mine bacılarımız tecavüzler edilmekte Müslümanların her ne kadar mukaddesatları varsa hepsi birden yerlerde sürülmekte ve düşmanların ayakları altında çiğnenmektedir.

Bu durumda fakihlerimize göre: ”Zengin fakir kadın erkek âlim cahil her Müslüman fertte mal ve canıyla cihad ederek işgal edilmiş İslam beldelerini ve esir düşmüş Müslüman tutsakları kurtarmakla şer ‘an mukelleftir"(11)

Söz konusu mükellefiyetin yerine getirilmesi için en önemli öncelikli olan mal ile cihada iştirak ederek cihad ve mücahitleri desteklemektir.

İmkân ve kabiliyeti nispetinde cihada katılmayan mal ve can ile cihadı ve mücahitleri gerekli şekilde desteklemeyen her Müslüman fert dünyada rezillik ve alçaklık ahirette ise muntakim Allah’ın kahredici çetin azabı vardır.(12)

Bu kadar bilgi ve malumatlardan sonra aklı körelmeyen kalbi ölmemiş her Müslüman fertdin kendine göre gerekli dersi çıkarması ümidi ve duasıyla...

Rabbim cümlemizi malı, kanı, canıyla cihad eden Allah’ın habibine (S.A.V) ve en güzel şekilde ona uyan Ashab-ı Kirama, Ehli Sünnet âlimlerine, Meşayıh-ı Kirama uyarak mal ve can ile cihad eden ve Rabbimizin huzuruna Müslüman olarak mücahidin ve şehidin sevabına ve şehid olmuş olarak ak yüzle çıkan Mü’min kullarından eylesin amin

Abdüsselam Tutal

Dipnotlar:

1-Bkz; Alî İmran 110

2- Bkz: Mal ile cihad, Sh; 26-27-28, Dua yayıncılık

3- a.g.e, Sh; 28

4 - a.g.e, Sh; 75

5 - a.g.e, Sh; 13

6 - a.g.e, Sh; 12

7- Mektubat-ı Rabbani, 193. Mektup, Hikmet Neşriyat

8- Ruhul Furkan Tefsiri C: 2, Sh; 368, Sirac Kitabevi

9- Tevbe Suresi; 123

10- Mal ile Cihad: Sh; 48-49

11 - a.g.e, Sh; 79

12- Bkz; a.g.e, Sh; 36-37-38