19 Kasım 2018
  • İstanbul13°C
  • Ankara7°C
  • Konya3°C
  • İzmir14°C

KAFTANCIOĞLU, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN ÖZÜR DİLEDİ

Canan Kaftancıoğlu, Gezi olayları sırasında Cumhurbaşkan Erdoğan'ın annesine küfredilen bir duvar yazısını Tweet attığı için özür diledi.

Kaftancıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan özür diledi

18 Ocak 2018 Perşembe 00:18

CHP İstanbul’da İl Başkanlığı’nın devir teslim törenine katılan Canan Kaftancıoğlu, burada kendisine yönelik eleştirilere cevap verdi. Kaftancıoğlu, eşinin ‘domuz‘ tabağı paylaşımından, kendisinin 1915 olayları için ‘Ermeni soykırımı‘ paylaşımlarına kadar birçok konuya değindi. Kaftancıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın annesine küfreden bir duvar yazısı paylaşımı için ise özür diledi. “Böyle bir tweeti paylaştığımı hatırlamıyorum” dedi.

İşte o ifadeleri:

“HATIRLAMIYORUM, ÖZÜR DİLERİM”

“Gezi direnişi sırasında hepimiz birçok tweet attık. Birçok duvar yazısı paylaştık. Bunlar arasında Sayın Erdoğan’ın annesine küfür olan bir duvar yazısını da paylaşmışım, bizim için anne olmak ve annelik çok kutsaldır. Ben hiç kimsenin annesine birşey dedirtmeyeceğim gibi Sayın Erdoğan’ın annesine de bir şey dedirtmem. Bunun için samimiyetle özür diliyorum. Benim yazdığım değil ama annesine küfür olan bir yazının paylaşımı.”

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin yeni İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’un, ennesine küfredilen bir duvar yazısını paylaştığını ifade ederek büyük tpeki göstermiş, şunları söylemişti:

“İstanbul’a bir il başkanı seçmişler ki tam bir facia. Elbette, demokrasiye saygımız var. Bu kişi madem ki kongre salonundan çıkmıştır. Öyleyse CHP’nin il başkanıdır ama geçmişine baktığımızda bizim bir şey söylememize gerek kalmıyor. Ekrana bir bakalım… Bu tweet’lerde neler yokki. Polisimize taş atan görüntülerden tutun, attığı tweeetlere kadar nasıl birisi. Her şey bir yana, Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu parti ne hale geldi ya. Ermeni soykırımı diyerek tarihimizi ve milletimizi aşağılıyor. Devlet katil değil, seri katil diyerek, hayatını kaybedenlerin suçunu devlete atıyor. Yüzünde maske, elinde taş güvenlik güçlerimize karşı çekilmiş eylemci resmi, bu vandallığa sahip çıktığını resmediyor. Diğer paylaşımlarından, Gezi olayları sırasında insanları “Ananı da al haydi Taksim’e” diyerek bu kişinin bizzat insanları tahrik ettiği anlaşılıyor.

Bütün bunların öncesinde de CHP ile BDP’nin ortak hareket etmesini kutlayan mesajlar yayınlıyor. “Hemen CHP’yi BDP’yi aynı yola girdi diyerek eleştiren gerzekler, yol doğru yol” diyor. Bu kişi “Kürtler Gezi’de yok, şunu yapmış, bunu yapmış” diyerek yapılan ihanete ortak oluyordu. Bu olaylarda ihtiyaç sahiplerine kurban eti dağıtmak için evden çıkan Yasin Börü ve 50’nin üzerinde masum insan alçakça şehit edilmişti. Darbe gecesi işin rengi dahi belli olmamışken “alın size nur topu gibi mağduriyet” diyerek 15 Temmuz direnişini itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Bu kişi Boğaziçi Köprüsü’ne yaşanan olayları nasıl anlatıyor biliyor musunuz? Şöyle anlatıyor; “Tekbir getirerek, boğaz keserek mi mücadele getirir. İnandığınız Allahınız sizin de belanızı versin”. Ey Kılıçdaroğlu, söyle bana arkadaşını kim olduğunu söyleyeyim. 15 Temmuz ile ilgili “dinin nasıl afyon olarak kullanılabileceğinin canlı ve acı örneğini yaşadık dün gece” diyerek Marksist terminoloji ile ülkemizin değerlerine saldırmıştır. Bay Kemal herhalde sen de bundan sonra çok daha fazla düşüneceksin.

Geçtiğimiz yılın kasım ayında da ülkemiz ekonomik saldırı altındayken doların 4 lira olması için de paylaşımlar yapıyordu. Eşi, o da övünerek 7 dakikada çeyrek domuzu nasıl yediğini anlatıyor. Hıza bak hıza. Şahsıma ve anacığıma yönelik küfürleri burada zikretmeden hicap duyacağım. Türkiye’nin siyasi alternatifi bu şahsın İstanbul İl Başkanı olduğu CHP ise vay milletin, ülkemin haline. Bu kafa ile CHP, bırakınız iktidara gelmeyi, kendi birliğini dahi koruyamaz. CHP’ye gönül veren vatandaşlarım bu açıklamalardan sonra, CHP’nin başına, İstanbul gibi bir şehirde gelen bu tür her şeyden olumsuz nasiplenmiş kişilerden sonra bu kafanın benzerini, dünün BDP’sinin, bugünün HDP’sinin başına da musallat etmişlerdir. Normalde, Taksim’in arka sokağında marjinal bir derneğin başında olması gereken bu tipleri siyasi partinin başına koyduğunuzda işte böyle arızi bir durum ortaya çıkıyor.”

1031799172

İşte Kaftancıoğlu’nun konuşmasının tamamı:

– (Eşinin domuz tabağı paylaşımı) Şu resmi karşınıza getirmekten utanç duyuyorum. Benim durduğum ve yaptığım siyasi mücadele kimlerin ne yediğine, ne içtiğine, ne inandığına değil, insanların hak ve özgürlükler çerçevesiyle ilgilidir. Burada benim eşim tarafından paylaşılmış bir fotoğraf var. Söylemeyi ayıp sayarak, bana bunları söylemeye itenlere utanarak… Bu fotoğrafa biraz dikkat ederseniz. Bıçak ve çatalın karşı tarafta olduğu görülür. Bunu ayıp sayıyorum. Bunun AKP genel başkanı tarafından hedef gösterilmesi ayrımcı politikaların geldiği noktayı gösteriyor. Bu paylaşım yerlidir, yersizdir, tartışılır. Askerlerimize yedirilen at etiyle daha çok ilgilenilseydi biz böyle bir ülke olmazdık. Ben eşimin sadece kul hakkı yemesine izin vermem.

– (Taş atan kadın fotoğrafı hakkında) Benim için en güzel yanı benim yarı yaşımda birine benzetilmiş olmak. Bu kişi kimdir nedir bilmiyorum, bu kişinin bu kadar teşhir edilerek haklarının gasp edildiğinin altını çizmek istiyorum.

– (Kızının bira şişesiyle çekilmiş fotoğrafı için) Bu ülkenin çocukları ölmesin diye mücadele ediyorum. Beni hedef gösteriyorlar. Bu ülkenin çocukları masumdur. Yasin Börü de masumdur.

– (Selahattin Demirtaş ile fotoğraf) Hiçbir rahatsızlık duymuyorum. Halkın iradesi ile seçilmiş Selahattin Demirtaş’a selam söylüyorum.

– (Erdoğan’ın annesine küfredilen paylaşım) Gezi ile ilgili olarak söylediğim her şeyin arkasındayım. Bir tanesi hariç. Gezi direnişi sayesinde hepiniz gibi ben de bir sürü sosyal medya paylaşımı yaptım. Orada gözümden kaçmış bir şey var. Hepimiz insanız, hepimiz hata yaparız. Orada yaptığım hatayı özür dileyerek paylaşmak istiyorum. Ben sayın Erdoğan’ın annesine küfür olan bir duvar yazısını da paylaşmışım. Bizim için anne olmak ve annelik kutsaldır. Ben hiç kimsenin annesine bir şey dedirtmeyeceğim gibi Erdoğan’ın annesine de bir şey dedirtmem. Sayın Erdoğan’dan özür dilerim. Ama anneleri de meydanlarda yuhalatmayalım, ‘Ananı da al git’ demeyelim.

– (15 Temmuz için ‘nur topu gibi mağduriyet’ ifadesi kullanması) Alın size nur gibi mağduriyet demişim, yalan mı söylemişim arkadaşlar? Kendileri demediler mi ‘Bu darbe bizim için Allah’ın lütfu’ diye. Hepimiz birlikte yaşamıyor muyuz OHAL’i.

– (Mustafa Kemal’in askerleriyiz tartışması) Ben Mustafa Kemal’in değerlerini yaşamış ve özümsemiş biri olarka hiçbir zaman ‘Ben Atatürkçüyüm, ben solcuyum’ gibi kendimi tanımlamadım. Benim hekim olarak insan hakları savunucusu olarak ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ ifadesini militer bulduğumu söyledim ancak Mustafa Kemal’in yoldaşı olduğumuzu söyledim.”

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.