25 Ağustos 2019
  • İstanbul25°C
  • Ankara18°C
  • Konya21°C
  • İzmir27°C

İŞTE BU BİR SKANDALDIR!

Şükrü Sak

17 Şubat 2019 Pazar 01:46

Mevcut teamüller göz önüne alındığında, bu öylesine zorlama bir karar ki, neredeyse;-"Sanığa ayrıca yüz kırbaç vurulmasına" demedikleri kalmış!

Eren Erdem şerefsiz değilmiş, pardon!

Başta kendisinden ve kamuoyundan özür diliyorum.

Eren Erdem’in “onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekilde hakaret” etmişiz…

 

Meğer Eren Erdem, "kamu görevi ifa" ediyormuş...

 

Meğer Eren Erdem;

"Türkiye ile İran savaşsa, İran saflarında Türkiye'ye karşı savaşırım" derken de…

MİT Tırları ihanetinde; “Erdoğan’ın talimatıyla MİT, El-Kaide’ye silah taşımış, kesin bilgi” derken de…

Türkiye İŞİD’e sarin gazı verdi” derken de…

FETÖ medyası önünde göğüsünü siper ederken de, “Karşı” isimli operasyon gazetesinde FETÖ tapeleri yayınlarken de…

İhale kovalarken de, provakasyon yaparken de, din istismarcılığı yaparken de; “Kamu görevi ifa” ediyormuş…

Evet evet, yanlış okumadınız “kamu görevi ifa” ediyormuş.

Ben demiyorum, bana ceza veren mahkeme böyle diyor…

(Bu da savcının "zorlama" iddianamesinden...)

savci-iddianame.jpeg

-II-

Aile dostum” dediği gazeteci Emre Erciş’in bu şahısla ilgili iddialarını bir “haber-makale” şeklinde değerlendirdiğimiz için, mahkeme bize, 11 ay 20 gün hapis cezası vermiş.

Mahkeme masrafları, avukatlık giderlerini filân da ben ödeyecekmişim…

Çünkü Eren Erdem’e “şerefsiz” diyerek hakaret etmişim…

Bunun böyle olmadığını, Eren Erdem’e;

Dünyanın en şerefsiz adamlarından birisidir” diyenin, aile dostu, arkadaşı, gazeteci Emre Ercişolduğunu beyan etmeme, bunun belgesini mahkemeye sunmama rağmen, mahkemenin de ‘Evet bu sözler, Emre Erciş’e ait” demesine rağmen…

Sanığın savunmasına itibar edilmemiştir” diyerek… (Bakın bakın, ifadeye bakın!) Bana, 11 ay 20 gün hapis cezası vermiş!

 

"Kamu görevi" ile, kamu görevi olmayan işleri ayırt etmek bu kadar mı zor?

 

 “Milletvekili olması sebebiyle kamu görevi ifa eden müştekiye bu görevi nedeniyle” diyor…

Kim diyor? Bana ceza veren hâkim diyor…

Ne diyor? “Adam kamu görevi ifa ettiği için” diyor…

Hayret! Hayret! Hayret!.

Emre Erciş’in bu şahısla ilgili daha birçok vahim iddiası var, bunlardan bir tanesi de;

Grup S….” Yaptığı iddiası… (Merak etmeyin, bunun da görseli var…)

İyi ki bu iddiayı dile getirmemişiz…

Yoksa, muhtemelen bu işi yaparken de, “kamu görevi ifa” ediyor olacaktı!..

Bu kadar da "zorlama" olmaz yahu!

Soru;

(Bir kişiye, kamu görevinden dolayı mı, yoksa görevi dışında çevirdiği dolaplardan dolayı mıeleştirildiğini –varsayalım ki hakaret edildiğini- ayırt etmek bu kadar mı zor?

Burada, sanki, Eren Erdem, yasama faaliyetlerinden dolayı, şu soru önergesini niye verdin diye eleştirilmiş gibi ceza veriliyor?)

 

"Hunharca duygularla" verilmiş bir karar olduğu ortada!

-III-

Henüz, “Bana komplo kuruldu, bu bir yargısız infazdır” diyecek kadar kafayı sıyırmadım, ama bu kararın “hunharca hislerle” verildiği kanaatindeyim.

Ne kanaati, eminim!

Neden?..

Bunun için sadece, gerekçeli kararda yazan; “Sanığın savunmasına itibar edilmemiştir” ifadesi bile yeter sanıyorum.

*

Bu kararda mahkeme o kadar “taraflı” davranmıştır ki, adeta, Eren Erdem sanki mahkemenin babasının oğlu, şikayetçi olduğu bana da “üvey evlat” muamelesi yapmıştır.

Üstelik bu tarafgirliğini de gizleyememiştir.

Evet, henüz, “bana komplo kuruldu” diyecek kadar kafayı sıyırmadım, ama bu kararın, ne kadar taraflı, önyargılı ve teamüle uymadığını gösteren somut bir tavır olduğu da ortada!

Bir gazeteci, kamuoyunca bilinen bir siyasetçi (Eren Erdem) hakkında bir takım ifşaatlarda bulunuyorsa –Üstelik bu gazeteci (Emre Erciş) ile bu siyasetçi bir zamanlar dost ise- ben de bir gazeteci olarak bunu haber de yaparım, yorumlarım da! Benim yaptığım da budur! Bundan tabii ne olabilir?

Mahkemeye de bunu söyledik.

Aslında “bağımsız” yargı bizden önce davranıp, bu iddiaları araştırması gerekirdi…

Ama böyle olmadı, bakın gerekçeli kararda aynen böyle yazıyor;

“Her ne kadar sanık katılanın yakın arkadaşı olan Emre Erciş’in yazdıklarını haber değeri görerek paylaştığını belirtmişse de, söz konusu Emre Erciş’in paylaşımından sonra sanığın katılana (Eren Erdem) yönelik şerefsiz diyerek hakaret ettiği anlaşıldığından SAVUNMAYA İTİBAR EDİLMEMİŞTİR.”

Ya işte böyle…

Yani Eren Erdem için, “Dünyanın en şerefsiz adamlarından birisidir” ifadesinin Emre Erciş’e ait olduğu kabul ediliyor, ama bizim savunmamıza itibar edilmiyor?..

Tuhaf bir durum?

“Sen bizim çocuğa nasıl böyle dersin?” gibi bir ön yargı sızıyor satırların arasından…

*

Diğer bir husus, -bu da mahkemenin “ön yargılı” davrandığını göstermesi açısından mühim-;

Hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine…” diyor.

Burada “mükerrir” dediği husus, bundan 20 sene önce –evet tam 20 sene önce, 28 Şubat darbe döneminde aldığımız bir cezayla- bağlantılı gösteriyor.

Ki bunun bu “hakaret suçuyla” uzaktan yakından bir alakası yok!

20 sene önce aldığımız bir ceza, Eren Erdem’e hakaret davasıyla irtibatlandırılarak “mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine…” diyor…

İşte bu…

Eren Erdem'in elân nerede olduğunu ve ne ile yargılandığı "dikkate" alınmamış, ama benim 20 sene önceki -evet tam 20 sene önceki- aldığım haksız ceza, "mükerrir" gerekçesi yapılmış?..

Bu da mı gayet "normal" bir durum?

*

Benim 20 sene önce -28 Şubat darbe sürecinde aldığım haksız bir cezayı (üstelik bu konu ile hiçbir alakası yok) “mükerrir” gerekçesi yapan mahkeme, Eren Erdem’in bugün hangi suçlamalarla cezaevinde olduğunu, ne ile yargılandığını hiç dikkate bile almamış nedense?...

Garip değil mi?..

*

Varsayalım ki bütün iddialar doğru…

Yani ben “katılana” şerefsiz diyerek hakaret ettim… Peki, “din istismarlı dolandırıcılık” işlerinin eleştirildiği böyle bir yazıda, bir gazetecilik faaliyetinde, bu kelimenin cezası bu mudur?..

Eğer buysa bunun “emsalleri” nelerdir?..

Yani; Kamuoyunca şaibeli işlere adı karışmış, bu yüzden de gazeteciler tarafından “şerefsiz” denilmiş ve bu hakarete mukabil, 1 sene 2 ay hapis cezasına çarptırılmış başka bir gazeteci var mıdır?

Basın özgürlüğü, hakaret ifadesinin bana ait olmadığı gibi mevzulara hiç girmedim dikkat ediyorsanız, bir “şerefsiz” kelimesine 1 sene 2 ay hapis cezası nerde görülmüş?..

-IV-

Netice olarak;

Eren Erdem’e, “Dünyanın en şerefsiz adamlarından birisidir” diyen aile dostu Emre Erciş, ama bunu haber yaptığımız için ceza alan biz olduk?..

 

-V-

Mahkemenin hiç dikkate almadığı hususlar;

A) Benim savunmam…

B) Asıl hakareti yapan Emre Erciş’e hiç dava açılmamış olması… (Ama benim için karar verirken “iştirak ettiğimi” söylemesi…)

C) Eleştiri –varsayalım ki hakaret- edildiği iddia edilen haber-makalede, genel olarak “din istismarı” yapanların eleştirilmiş olması.

D) Benim 20 sene önceki aldığım bir cezadan dolayı “mükkerrir” olduğunu karar verirken, Eren Erdem’in şu an, yazıda da söz konusu edilen iddialar nedeniyle cezaevinde tutuklu olması ve 19 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor olması.

E) Basın özgürlüğü ve siyasetçilerin eleştirilere açık olması gerektiği…

 

"Sanık Şükrü Sak'a ayrıca yüz kırbaç vurulmasına..."

-IV-

Bu öylesine “zorlama”, öylesine taraflı, öylesine ön yargılı bir karar ki, mahkeme kendini biraz daha zorlasa;

-“Sanık Şükrü Sak'ın, klavyesinin derdest edilip, kaleminin kırılmasına...

Gazetecilikten men edilmesine...

Ayrıca sanığa yüz kırbaç vurulmasına…

Demedikleri kalmış adetâ!..

*

karar-bir.jpegkarar-iki.jpeg

mukerrirlere-ozgu.jpeg

İşte, yazıldıktan üç yıl sonra hakkında dava açılan ve cezalandırılan o yazı:

erdem-bir.jpg

 

İşte bu yazıda dile getirilen bir kısım iddialarla ilgili video kaydı:

17467.jpg

16417-003.jpg

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Son Yazıları Tümü