21 Şubat 2019
  • İstanbul9°C
  • Ankara7°C
  • Konya6°C
  • İzmir14°C

FUAT UĞUR: "ÇUKUR AHMET ALMAN IRKÇILARININ DEĞİRMENİNE BÖYLE SU TAŞIDI!"

"Türkiye'de yapılmasın..."

Fuat Uğur: "Çukur Ahmet Alman ırkçılarının değirmenine böyle su taşıdı!"

27 Eylül 2018 Perşembe 15:06

Bizdeki siyasetçilerin, siyasetçilerin ve akademisyenlerin bir kısmı ruhlarını satılığa çıkarmış kötülük ajanları. Almanya bu tür yaratıkları Türkiye’nin içinden çıkarıp devşirebiliyor. Bu konuda çok başarılılar.

Misal 2024’te yapılacak Avrupa Futbol Şampiyonasına ev sahipliği için tam Alman basını bile “Türkiye yükselişte” manşetleri atarken Ahmet Şık adlı çukur, Almanları dertten kurtardı. WDR televizyonuna demeç vererek “Türkiye’de diktatörlük var, sakın ha 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası Türkiye’de yapılmasın” diye Almanya’ya diz çöküp yalvardı.

Ahmet Şık’ın zamanlaması çok uygundu Türkiye’ye yönelik iftiraları için.

Çünkü Almanya’nın ev sahipliğini yaptığı 2006 yılındaki FIFA Dünya Kupası’nı Alman Futbol Federasyonu (DFB) Başkanı Wolfgang Niersbach’ın rüşvetle aldığı 2015 yılında ortaya çıkmıştı ve bu konu yeniden gündeme gelmişti.

Alman devleti ve medyası futbol taraftarları arasındaki hoşnutsuzluğu görmezden gelse de Türkiye’nin de talip olduğu EURO 2024’ün Almanya’ya verilmesi için ellerinden geleni yapıyorlardı. 2006 rezaletinin yeniden konuşulması morallerini bozuyordu. Kampanya başlatmışlardı “Futbol bizi birleştirir” sloganıyla.

ALMAN FUTBOL FEDERASYONUNUN RÜŞVET SABIKASI

Ama Alman millî takımının son dünya kupasındaki başarısızlığının sorumlusu olarak görülen Alman Futbol Federasyonu’na (DFB) yönelik taraftar tepkisi dinmek bilmiyordu.

Geçen hafta Augsburg ile Werder Bremen arasında oynanan maçta taraftarlar "Avrolarla satın alınmış turnuvalara ihtiyacımız yok. İhtiyacımız olan değişim" pankartları açtılar. Yine Stuttgart-Fortuna Düsseldorf karşılaşmasındaki taraftarların pankartlarında ise DFB’nin “Futbol bizi birleştirir” sloganı değiştirilmiş, yerine “Sizi para birleştirir. Avrupa futbolunun kalbinde yozlaşma” yazılmıştı.

2015 yılında ortaya çıkan rüşvet nedeniyle DFB Başkanı Wolfgang Niersbach istifa etmiş, FIFA tarafından bir yıl süreyle futboldan menedilmişti.

RÜŞVETÇİ GİTMİŞ YERİNE IRKÇI BİR NAZİ KALINTISI GELMİŞTİ

Yerine de Reinhard Grindel adlı ırkçı bir rezil getirilmişti.

Hatırlatalım.

Türk asıllı Alman futbolcular Mesut Özil ile İlkay Gündoğan'ın yanı sıra İngiltere Premier Lig'de oynayan millî futbolcu Cenk Tosun, mayıs ayında bir etkinlik çerçevesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Londra'da buluşarak fotoğraf çektirmiş ve formalarını hediye etmişti.

Bu fotoğrafın ardından Almanya'da Mesut Özil ile İlkay Gündoğan'a linç kampanyasına varan ırkçı saldırılar ve eleştiriler yöneltilmişti.

Mesut Özil ve İlkay Gündoğan, Grindel adlı Nazi kalıntısının kupadaki başarısızlığında "günah keçisi" ilan edilmişler, teknik direktör tarafından neredeyse hep yedekte tutulmuşlardı.

DFB her iki futbolcuyu da bu fotoğraf nedeniyle suçlayınca iş iyice çığırından çıkmış, Mesut Özil Rusya'nın ev sahipliğinde düzenlenen 2018 Dünya Kupası'ndan sonra Almanya Millî Takımı'nı bıraktığını sosyal medyadan yaptığı açıklamayla duyurmuştu. Özil açıklamasında, DFB Başkanı Grindel'i doğrudan eleştirmişti.

BU PANKARTLARI ALMAN MEDYASI GÖRMEZDEN GELDİ

Bir not daha verelim. Alman basını, statlarda açılan pankartları da görmedi.

Sanırım sınırsız ifade özgürlüğü nedeniyle.

Benzer bir durumun Türkiye’deki statlarda yaşandığını düşünün. Yer yerinden oynardı.

Alman medyası, siyaseti ve akademisi tamamen ALMAN MİLLİYETÇİSİ olduğu için tüm tepkilerin üstünü kapatıyordu. Ülkenin en çok satan Bild gazetesi ise üzüntüyle Euro 2014 için “Türkiye yükselişte” başlığını attı.

İşte Ahmet Şık adlı çukur, tam da bu esnada Almanya için aranan acil kan oldu ve Alman faşizminin, ırkçılarının değirmenine su taşıdı.

Bu PKK sevici yaratık, Türkiye halkının vergileriyle milletvekili maaşı alan ahlak düşkünü, "EURO 2024’ü Türkiye’ye vermeyin” diye Alman efendisine yalvardı.

O konuşurken Hambach ormanında maden işletmelerine karşı direnen çevrecileri izleyen bir gazeteci, polisin ağır saldırısı sonucu ağaçtan düşerek öldü.

Ahmet Şık da “gazeteci”ydi biliyorsunuz. Devleti terörist olmakla suçlayan, Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı katleden teröristleri “Bu eylemi yapmaya mecbur bırakıldılar” diye aklayacak denli gözü dönmüş bir terörist sevdalısı olan “milletvekili” Ahmet Şık adlı utanmazın zaten umurunda değildi Hambach ormanında ölen gazeteci.

O ancak bir terörist ölürse duyargaları kımıldayan bir tek hücreli çünkü.

Fuat Uğur-Türkiye Gazetesi

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.