09 Nisan 2020
  • İstanbul6°C
  • Ankara5°C
  • Konya7°C
  • İzmir8°C

FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN CEMAATLERİ ZAYIFLATMA OPERASYONLARI!

Tamamen Yahudileri örnek alan FETÖ, bunun adına Yahudiler gibi kendisinin karşısında hiçbir rakip istemiyor.

FETÖ terör örgütünün cemaatleri zayıflatma operasyonları!

08 Kasım 2016 Salı 00:38

FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN CEMAATLERİ ZAYIFLATMA OPERASYONLARI

Said Bulut

FETÖ Deccal ve Şeytan terör örgütünün iki amacı vardı. Bir: İslam’ı tahrif etmek. İki devleti ele geçirmek. Bu amaçları adına yapmadıkları şeytanlık kalmadı. FETÖ terör örgütünün dostu olan, kardeşi olan İsrail ve Yahudilerle sıkı bağlarını çok iyi biliyoruz. Tamamen Yahudileri örnek alan FETÖ, bunun adına Yahudiler gibi kendisinin karşısında hiçbir rakip istemiyor. İşte bu Deccal terör örgütü bunun adına kendine rakip gördüğü cemaatlere sayısız operasyon gerçekleştirdi. İşte bunun üzerine eğilelim.

İSKENDERPAŞA CEMAATİ:

Mehmet Zahit Kotku hoca efendi görünmeyen üniversiteydi. Sadece insanların manevi olarak kurtuluşuna değil, aksine Müslümanların dünya alanında da güçlü olmasını, söz sahibi olmasını çok önemsiyordu. Sayısız aydın, siyasetçi kazandırdı toplumumuza. Merhum Turgut Özal, merhum Erbakan hoca, Recep Tayyip Erdoğan ve sayısız önemli siyasetçinin yetiştiği bir ocaktı. Öyle alim ki Kotku hazretleri Erbakan hocaya sanayi alanına gir, Tümosanı kur diyor, siyasete atıl parti kur diyor. Bunun tamamen hak ve millet adına istiyor. Erbakan hocada aynı niyetlerle bu hedefleri gerçekleştiriyor. Müslümanların her alanda olması önemli bir meseledir. Hoca efendinin yetiştirdiği talebeleri ülkemizin tarihinde altın sayfalarında yazılıdır. Özal ve Erbakan hocanın hizmetleri unutulmayacaktır. Mehmet Zahit Kotku hoca efendinin  vefatından sonra İskenderpaşa cemaatinin başına geçen Şehit Esad Coşan hoca efendi tıpkı Kotku hazretleri gibi Müslümanların her alana açılmasını savunmuştur. Bunun adına dergiler çıkartıp, Müslümanlara basının önemini vurgulamıştır. İslam Dergisi, Kadın-Aile Dergisi ve diğer dergileriyle basında önemli mücadele vermiştir. İslam Dergisi Türk Basın tarihinde görülmeyecek bir rekora imza atmıştır. İslam Dergisinin tirajı 100 bine kadar yükselmiştir. Bu görülmemiş bir başarıdır. Türkiye’deki dergilerin şimdi 3,5 bin satıldığını görüyoruz. İskenderpaşa cemaati  vatan adına  kaliteli kişiler yetiştirdiği için,önemli bir ocak görevini üstleniyordu. Seksen ve doksanların en güçlü cemaatiydi. Milli Görüş hareketine verdiği destek de azımsanmayacak kadar önemliydi. Erbakan hocaya verdikleri destek Türkiye’de ki gelecek aydın kadrolarında habercisiydi. İslami hareketin güçlü bir potansiyelini oluşturuyordu Milli Görüş ve İskenderpaşa cemaati. FETÖ denilen şeytan ilk burada ortaya çıkıyor. Türkiye ve Ümmetin umudu olan bu güçlü potansiyeli aradaki münafıklar sayesinde fitneye uğruyor. İskenderpaşa cemaati ve Milli Görüş arasındaki ihtilaflar her iki tarafı da zarara uğratmıştır. Bu kavgadan dolayı İslami hareketin enerjisi kendisine yönelmiş olup, birbirleriyle uğraşmasına sebep oldu. Buradaki FETÖ’nun parmağı şurada ortaya çıkıyor: Milli Görüş ve İskenderpaşa cemaatinin arasını bozmak için, kim nasıl mücadele etti? Özel bir ortamda gerçekleşen görüşmeyi kim ses kaydına alıp, ifşa etmiştir? Çünkü bu olay İslami hareketi sarsıp zayıflamasının ilk halkası olmuştur. Asıl önemli soruya gelelim, gelecekte devlet kadrolarını oluşturacağı apaçık belli olan  bu iki İslami hareketi gören güçler  tasfiye etmek amacıyla böyle bir kavgayı başlatmış olamaz mı? Kesinliklede öyle. Emin olun bu kavganın üzerine gidilmesi lazım. Aman yanlış anlaşılmasın eski defterleri açıp birbirimizi üzmeyelim. Sadece bu fitneyi ortaya çıkartanları bulmamız lazım. Emin olun bu sadece bir tahmin; ama yüksek ihtimalli bir tahmin olarak diyorum ki bu kavganın arkasında yabancı istihbarat güçleri bulunmaktadır.  Al-i İmran suresinin 103.ayeti kerimesinde dediği gibi: ‘’  103. Hepiniz toptan Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın, (onu hayata hâkim kılın, ihtilaf ve tefrikaya düşüp fert fert, grup grup) parçalanıp ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki (İslâm) nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman (kabileler) idiniz de (Allah) kalplerinizi (İslâm’da) birleştirdi. İşte onun (İslâm) nimetiyle (hepiniz) kardeş oldunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan sizi (İslâm ile) O kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böylece açıklıyor ki doğru yola eresiniz.’’

İşte bu şuura varmak lazım. Birbirimizle mücadelenin sonucunda karlı çıkanın şeytan FETÖ olduğunu unutmayalım. İşte İskenderpaşa cemaatinin ilk darbe yediği nokta burası oldu. Doksanlarda insanları etkileyen Şehit Esad Coşan hoca efendi, kibar üslubuyla insanları tam gönlünden etkiliyordu. O dönem Esad Coşan hoca efendinin şeytan FETÖ hakkında söyledikleri de ortada. FETÖyu çok sert bir dille eleştiriyor. Hiçbir şekilde tasvip etmiyor. Müslümanların bu adamdan uzak durmasını tavsiye ediyordu. Allah ondan razı olsun. Bu süre zarfında İskenderpaşa cemaati halen güçlü bir şekilde yoluna devam ediyordu. 28 Şubat darbesinde tüm Müslümanlar etkilendiği gibi İskenderpaşa cemaati en ağır darbeyi yemiştir. Tüm dergileri,gazetesi, televizyon kanalı kapatılmıştır. Esad Coşan hoca efendinin Türkiye’de rahat bırakmayan Siyonistler, Esad hocanın hicret etmesine sebep oldu. Şunu da  belirtmek lazım ki Esad hoca 28 Şubat darbesine çok sert tepki vermiştir. İslam Dergisindeki makalelerinde Siyonistlere ağır ifadeler kullanıyordu. Hak Yol Vakfı kapatıldığından ve Esad hocanın hicret etmesinden dolayı cemaatte bir dağılma etkisi oluştu. Kan kaybetti. Tabi ki bunun sonucunda İskenderpaşa cemaati zayıflamaya devam ediyordu. Peki okyanus ötesi şeytanı ise 28 Şubata tam gaz destek veriyordu. Siyonist Çevik Bir için intihar edeceğini yazıyordu. Askerin postalını yalamakla meşguldü. İşte burada FETÖnun güçlendirilme operasyonu adım adım devam ediyordu. Burada Seksenlerin ve doksanların güçlü cemaati devre dışı bırakılıp FETÖ öne sürülüyordu. Tüm cemaatleri zayıflatıp tek alternatif haline getiriliyordu. İskenderpaşa Cemaatine düşmanlığı bitmeyen Emperyalistler ve FETÖ terör örgütü, Esad Coşan hoca efendiyi hedef tahtasına oturtmuştu. 4 Şubat 2001 günü bir suikaste uğrayan Esad hoca şehit oldu. Emperyalistlerin Türkiye’de FETÖ’nun önünü açmak adına İskenderpaşa cemaatine oynadığı oyunlar bir değil, iki değil… Esad Coşan hoca efendinin yanında 20 yıl bulunmuş olan Ahmet Dinç hoca efendinin anlattıkları insanı düşündürüyor.

İşte anlattıkları:  

YEŞİL KOD ADLI MAHMUT YILDIRIM ESAD COŞAN HOCAYI TEHDİT ETTİ

 Efendimin gideceği yerlere kestirme yollar olduğu halde yolu uzatırdı. Bir gün Mehmet Akif bir arabayla geldi. O arabada navigasyon var imiş, Efendim “Şuradan git.”derdi. Aradaki cihaz, “Yanlış gidiyorsun geriye dön.” Diyor. Devam edince “İki yüz metre ilerden sola dön.”diyor. O zaman, bunlara benimde aklım ermiyordu. Demek ki bazı tehlikeleri Allah bildirince onlar da biliyorlar.

Avustralya’da iken birisi geliyor. Hocamdan gözünü hiç ayırmıyor. Kendisine sorulan sorular da çok yüksek perdeden konuşuyor. Her halde (Mustafa Hazır-hafız) mı biri “Sen de çok atıyorsun.”der. “Yani ordunun yukarı kademelerinden bahsettiği için.”demiş. Bunun üzerine o da telefonunu çıkartıyor. Karşı telefondan “Ben Kara Kuvvetleri Komutanı (filan) buyurun.”der. Kapatır, bir telefon daha açar. Bu da “Ben Jandarma Komutanı (filan)”der. Gittikten sonra, “bu kim?” diye internetten bakıyorlar ki, (Yeşil) dedikleri melun çıkmış. Demek ki hainler ta orada da Hocamı takip ediyorlarmış. Cennet mekanın neden yol değiştirdiğinin sebebini, yeni anladım. Ora da “şehit” olacağının işaretlerini bildirdi de, bizler anlayamadık. Allah’ım dostlarına bazı durumları bildiriyor. Onlar da, kendilerini gizlediklerini iş işten geçtikten sonra anlıyoruz. Ulu Rabbim kabrini cennet etsin. Habibi’ne komşu etsin. Biz acizlere şefaatini nasip etsin.

Amin diyerek, Yeşil denilen katil ta Avustralya’ya gelip Esad hocayı niye tehdit eder. Boşuna JİTEM-FETÖ ilişkisi çözülsün demiyoruz. Ergenekon’da niye JİTEM’in üzerine gidilmedi? Bu operasyonların arkasında FETÖ’nun olduğu açık. FETÖ’nun önünün açılması adına yapıldığı tamamen belli.

İSMAİLAĞA CEMAATİ:

İsmailağa cemaati Türkiye’nin manevi direklerinden bir sac ayağıdır. Bu cemaat insanların doğru yola gelmesi için mücadele eden Nakşi geleneğinin sağlam savunucularının olduğu bir yapıya sahip. İşte bu cemaatin önde gelen alimi Bayram Ali Öztürk hoca vaazlarıyla insanları etkileyen, İslam’ın savunucularından bir vaiz. Bu mücahit FETÖ hakkında hiç korkmadan vaazlar vermişti. Dinler arası diyalogu çok sert eleştirmiştir. Ayrıca İsmailağa cemaati çok güçlü bir yapıya sahip olduğu için, FETÖ böyle bir rakip istemiyordu. Cemaati pasifleştirmek adına,dinler arası diyalogu eleştiren Bayram Ali Öztürk hocayı şehit ettiler. Bayram Ali hocanın dosyasına bakan savcıların, hakimlerin FETÖ’cu çıkması bizleri şaşırtmadı. Sebebi bu suikastin hep üzeri örtüldü. Bu suikastin üzerine gidilmesine hep engel oldular.  FETÖ bu suikast üzerinden fitnede çıkarmak istedi. Bayram hocaya suikasti yapan şahsın üzerinde Menzil cemaatini temsil eden bir kart çıkmıştı. Bunun üzerinden cemaatleri birbirine kırdırmak istedi. FETÖ İsmailağa cemaatinden başka hocaları da şehit etti. Tamamen cemaati pasifleştirmek adına yapılmış operasyonlar. Bunda kısmi  olarak da başarılı oldu. 15 Temmuzdan sonra çıkan bir haber bu hazin hali maalesef göstermiş oldu:    http://www.yenisafak.com/gundem/darbeden-yana-tavir-aldi-2513252

Ah ah. FETÖ ŞEYTANI

RİSALEİ NUR CEMAATİ:

Risalei Nur cemaatinin içindeki ağabeyler FETÖ’ya başından beri karşılar. 17/25 Aralıktan öncede karşı oldular. FETÖ’nun Bediüzzaman Saidi Nursi hazretlerinin hiçbir zaman talebesi olmadıklarını söylediler. Bunun adına devamlı açıklamalarda bulundular. Talebeleri FETÖ’nun Emperyalist bir uşak olduğunu hep söylediler. Basına açıklamalarda bulunmasalar da kendi oturduğumuz ortamlar da Risaleci ağabeyler çok sert bir dille eleştiriyorlardı. Risalecilerin ilk çok sert tepki verdiği durum  Risalelerin sadeleşmesi konusunda oldu. Sebebiyse FETÖ şeytanı Risaleleri sadeleştirme adı altında, Risaleyi tahrif etmesiydi. 17/25 Aralıktan sonra Risalei Nur ağabeyleri FETÖ’ya çok ağır ve sert tepkiler verdiler. Hepsi FETÖ’ya karşı ortak bildirilere imza attılar. FETÖ’ysa ağabeylere tehdit mesajları yolladığı ve Amerika’dan ağabeylere telefon açtığı ortaya çıktı. Bu duruma göre FETÖ ağabeyleri de hedef aldığı apaçık ortaya çıkmış oldu.

AK Parti milletvekili Said Yüce’nin dedikleri çok önemli:  http://www.haber7.com/guncel/haber/2063776-FETÖnun-tehdit-ettigi-alimlerin-supheli-olumu

Bu habere de dikkat…

Risalecilerinde sonuçta Ümmete hizmet amacında olduğu için ve FETÖ’nun sapkın görüşlerine karşı oldukları için kesinlikle FETÖ bu ağabeylere de birer operasyon düzenlemiş olabilir.

İBDA

Büyük Doğu fikriyatından ve Üstad Necip Fazıl Kısakürek’ten ilham alan Salih Mirzabeyoğlu ve takipçileri kesinlikle terörist değildir. Bunu diyen şerefsizin önde gidenidir. 15 Temmuz gecesinde şehit olanlardan biride İbda fikriyatında olan mücahit Halil Kantarcı ağabeydir. Salih Mirzabeyoğlu İslami camianın mütefekkiridir.  Mirzabeyoğlu ve ekibinin fikriyatları, duruşu ve mücadelelerinden dolayı 28 Şubat cuntası ve FETÖ tarafından hedef tahtasına oturtuldu. Bunun adına üstad Mirzabeyoğlu içeri alınıp en ağır işkencelere maruz bırakıldı. Elektrikli işkencelere maruz bırakıldı. Zihinsel işkencelere maruz kaldı. Bunun üstüne 16 yıl cezaevinde kaldı. FETÖ üstadı ve takipçilerini sindirmeye çalışsa da, zerre etki edemedi.

Bununla alakalı 28 Şubat ve FETÖ mağduru Gazeteci-Yazar Tayyar Tercan ağabeyin görüşlerini aldık. İşte Tayyar ağabeyin dedikleri:

  İBDA, Mütefekkir Salih Mirzabeyoğlu'nun Üstad Necip Fazıl'ın Büyük Doğu fikriyatının devamı olarak yüzlerce eserle ortaya konulmuş bir Külliyata sahip bir fikir hareketidir. Ve fikri aksiyondan ayrı değerlendirmedikleri de faaliyetleriyle görünür. Fikir adamı Salih Mirzabeyoğlu'nun sistemi değiştirmeyi merkeze alan yazıları ve İbda fikrine bağlı olanların keskin tutumları Kemalist rejimin dikkatini çekmiş ve fikri engelleme yolu olarak terör örgütü hikayesiyle zulüm başlamıştır. Fetö örgütünün zulmü ise bütün Müslümanlara olduğu gibi önceleri Kemalistleri perdeleyerek yapılan bir zulümdü. Salih Mirzabeyoğlu daha 91 de yazdığı "İşkence" isimli eserinde Fetönün ihanetini dile getirirken İbda fikrine bağlı olanların çıkardığı dergilerde Fetönün dinler arası diyalog ve Batıcı siyaseti çok ağır eleştiriliyor "yerli Lawrens "manşetleri atılıyordu. 90’larda henüz insanların çoğu Fetö ihanetinden habersizken yapılan bu yayınlar Fetöcülerin Mirzabeyoğlu nu düşman sınıfına sokmasına yetti. Fetö yurtdışına kaçarken güya "İbda-c lideri ölüm emri verdi" yalanını dayanak yapmıştı. 28 Şubat ın görünen faili Kemalistlerken arka planda olsun ve bu yüzden yolu açılan da Fetö örgütüydü. Şimdiki ittifakları eskiye dayanıyor yani. Fetö ele geçirdiği polis savcı ve hakim gücüyle mütefekkir Mirzabeyoğlu başta bir çok ibda bağlısını terörist damgası vurarak zindanlara attırdı. Kendi ihanetine engel olabilecek Müslüman bütün cemaat ve gruplara çeşitli tezgahlarla tasfiye ederken İbdacılar birazda sert tutumları sebebiyle terör örgütü damgası yedi. Fetöcü polisin hazırladığı fezlekeye fetöcü savcı iddianame yazdı fetöcü hakim de ceza verdi. Bugün hala çoğu firari veya hapiste olan Fetöcülerin verdiği kararlarla zindanda olan Müslümanlar var.

Fetö’nün Batıcı ve İslam’ı tahrif etme çabasına mücadeleye yıllar önce başlayan ve bunun bedelini ağır bir şekilde ödeyen İBDA hareketinin Fetö ihanetine dair yazdıkları dikkate değerdir.

MİLLİ GÖRÜŞ HAREKETİ:

İslami cemaat olarak tanımlanmasa da Türkiye’deki en kaliteli ve geniş hizmet veren bir İslami harekettir. Türkiye’de müthiş bir çığır açmış olan Milli Görüş, Müslümanların devlette söz hakkına sahip olmasının önünü açmıştır. Milli Görüş lideri Mücahit Necmettin Erbakan hoca Türkiye ve İslam Aleminde çığır açmış bir liderdir. Kısaca Milli Görüş hareketi 1969 yılında hocanın Konya’dan vekil olmasıyla başlamıştır. Aslense bu hareket 1400 yıllık harekettir. Hocanın kurduğu ilk parti Milli Nizam Partisi 12 Mart 1971 muhtırası ile , Milli Selamet Partisiyse  12 Eylül 1980 darbesiyle kapatıldı. Bu zaman diliminde Kıbrıs Barış Harekatının önderi oluyor Erbakan hoca. Kıbrıs Fatihi Erbakan hoca. İmam Hatiplilerin önünü açıyor. 1980’den sonra siyasi yasaklı olan Erbakan hoca, 1983 yılında Refah Partisini kuruyor. Siyasi yasaklılığının sona ermesinden sonra 1987 yılında Refaha genel başkan oluyor. Refah-Yol hükümeti her ne kadar Türkiye tarihinin en karışık dönemini ifade etse de Erbakan hocanın o dönemde gerçekleştirdiği faaliyetlerin çoğu Türkiye’de halen gerçekleştirilmedi. D8 İslam Birliğinin mimarı oldu. Konumuza dönersek Türkiye’de Siyasal İslam’ı  temsil eden Erbakan hoca her zaman Ümmet adına mücadele etmiştir. FETÖ tarihinin hiçbir döneminde Erbakan hocayı desteklemedi. Erbakan hocadan hep nefret etti. 28 Şubat darbesini desteklemesinin arkasında da Müslümanlara ve Erbakan hocaya duyulan kin ve nefret yatıyordu. 28 Şubat darbesini destekledi ki Milli Görüş zayıflasın. Milli Görüş hareketi ve Ümmet darbe yesin diye, o dönem Siyonistleri harıl harıl destekledi. 28 Şubat darbesinden sonra Erbakan hoca son 5 ayını saymazsak siyasetten uzaklaştırıldı. Milli Gençlik Vakfı kapatıldı. İslami Hareket bölündü. Milli Görüş zayıfladığı için bu çakallar ön plana çıktı. Erbakan hoca, bu FETÖnun her zaman Emperyalistlerin uşağı olduğunu biliyordu. Boşuna 28 Şubat darbesini desteklemedi. Askerin postalını boşuna yalamadı. Hocaya boşuna beceremedin bırak demedi; Pensilvanya Şeytanı…

 ALPEREN HAREKETİ

Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’nun liderliğini yaptığı Alperen Hareketi de FETÖ terör örgütünden nefret ediyordu. Muhsin Yazıcıoğlu reis de FETÖ’dan hazzetmezdi. İsrail’e karşı sert açıklamaları ve FETÖ’ya yanaşmaması, hatta FETÖ’nun memlekete düşman bir hareket olduğunun farkında olan Yazıcıoğlu FETÖ’ya her zaman karşı bir tavır takınmıştır. Yazıcıoğlu’nun gelecekte millet ve memlekete yararlı olacağından dolayı FETÖ terör örgütü Yazıcıoğlu’nu da hedef aldı. FETÖ Yazıcıoğlu’nu da şehit etti. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ortaya çıkan gerçekler bunu tamamen ortaya çıkarmıştır. İşte o iki haber:

  http://www.milliyet.com.tr/-cihazlari-sokenler-suikasta-giden-gundem-2335097/

http://www.haber7.com/guncel/haber/2201666-bu-iddia-dogruysa-yer-yerinden-oynar

TAHŞİYE GRUBU:

Mehmet Doğan’ın lideri olduğu nurcu bir grup olan Tahşiyeciler, FETÖ ile görüş ayrılığının sebebiyse, İslam’da zekat kişiye verilir. Tahşiyeciler bu hak olan gerçeği savunuyordu. FETÖ ise zekat kurumlara verilir diyerek İslam’a bağdaşmayan bir fikri yine ortaya attılar. Sapıkça bir anlayış olan, İslam’ı tahrif etmek amacıyla Vatikan merkezli ortaya atılan Dinler Arası Diyalog fikrini çok sert eleştiren Tahşiyeciler, FETÖ’ya hep uyarılarda bulundu. FETÖ’nun  Risalei Nurları tahrif ettiğini belirten Tahşiyeciler FETÖ terör örgütünü bir sapık grup olarak adlandırdılar. FETÖ sözde sohbetinde ve Kürtleri aşağılayan Tek Türkiye dizisinde Tahşiyecileri hedef gösterdiler. Kendi gazetelerinde de iftira haberlerle hedef gösterildi. Şimdilerde FETÖ’ya sallayan Hüseyin Gülerce bile Tahşiyecilere iftira atarak hedef göstermiştir. Bununda hesabı sorulur. Bunun akabinde  Mayıs 2009'da Tahşiyecilere yönelik İstanbul Terörle Mücadele Şubesi tarafından soruşturma başlatıldı. EL Kaide yanlısı olarak kaydedilen gruba, 22 Ocak 2010 tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü'nün onayıyla 16 ilde yapılan eş zamanlı operasyonda 132 kişi gözaltına alındı. Grubun lideri 66 yaşındaki Mehmet Doğan hoca, 17 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Devlet bunun karşılığında FETÖ’ya ise 14 aralık 2014’de Tahşiyecilere yaptıklarından dolayı,bu teröristlere operasyon düzenledi. Yaşı 66 olan Mehmet Doğan hocayı içeride işkenceler yaptılar. O yaşına rağmen tam 17 ay içeride kaldı.

İşte Deccal FETÖ’nun Müslümanlara duyduğu kin ve nefret…

 Deniz Feneri: İslam Alemine ve Türkiye’de önemli yardım çalışmalarında bulunan Deniz Feneri de FETÖ’nun hedefine oturtuldu. Ümmet adına çalışan Deniz Fenerine Almanya kökenli yolsuzluk soruşturması açıldı. Burada iki hedef bulunmaktaydı: Birincisi FETÖ terör örgütünün sözde yardım kuruluşu Kimse Yok mu derneğinin önünü açmak. İkincisi de Zahid Akman ve Kanal 7 üzerinden Erdoğan ve rahmetli Erbakan hocaya operasyon gerçekleştirmekti. Hakikaten yapılan kirli çalışmalarla, algı operasyonlarıyla Deniz Feneri kurumuna güven zedelendi. Buna o dönem çanak tutan CHP’nin de etkisi büyüktü. Bu operasyonun arkasında Alman istihbarat servisi BND üzerinden FETÖ vardı. Bu operasyonlardan sonra zayıflayan Deniz Feneri olup, Almanya ve diğer bölgelerde Kimse Yok mu derneğine yardımlar çoğalmıştı. Bizzat tanıdığım insanlar Deniz Fenerine küfredip maalesef Kimse Yok mu’ya yardımlar yapmaya başlamıştı. Bu habere de dikkat:  http://www.haber7.com/guncel/haber/2185957-deniz-fenerine-kurulan-FETÖ-kumpasi-belgelendi

İHH: FETÖ İHH’yı ilk açıkça hedefe koyduğu tarih Mavi Marmara gemisinin Gazze’de abluka ve ambargonun delinmesi amacıyla Gazze’ye insani yardım malzemelerinin götürdüğü 2010 Mayıs ayıydı. Otoritesi İsrail olan FETÖ’nun otoritesi ALLAH olanlara karşı küstahça açıklamalrı normal. FETÖ’da Yahudi kini bulunduğu için böyle saldırıları normal karşılıyorum. İlk olarak 17-25 Aralık operasyonlarından sonra adi ve şerefsiz terör örgütü FETÖ, İHH ve Katar kökenli bir yardım kuruluşuna EL Kaide adı altında operasyon gerçekleştirdi.  Van, İstanbul, Kilis, Adana, Gaziantep ve Kayseri’de gerçekleşen operasyona İHH çok sert tepki göstermişti. O günlerde İHH’nın bir yardım tırı da durduruldu. EL Kaide’ye silah götürüyor iftirası attılar.

Bakın kesin bir şey söyleyeceğim. İHH’ya yapılan tüm operasyonların emrini İsrail FETÖ’ya vermiştir. Arkasında İsrail vardır. İsrail Mavi Marmara’nın intikamını FETÖ üzerinden almaya çalıştı.

İsrail’in Fino köpeği FETÖ.

Çakal FETÖ…

Şahımerdan Sarı Hoca:

    FETÖ'nün gerçek yüzünü seksenli yıllarda dile getiren ve dinler arası diyalog tuzağına yıllar öncesinden dikkat çeken Şahımerdan Sarı hoca 27 Haziran 2016'da kaleme aldığı bir şiirinde adeta bugün yaşadığımız sürecin sebeplerine işaret ediyor.

FETÖ Terör Örgütü lideri Fethullah Gülen'in adliye ve emniyetteki uzantılarınca hem doksanlı yıllarda hemde iki binli yıllarda peşini bırakmadıkları, ömrünün yarısını zindanlarda ve hicret hayatıyla geçiren halen iki oğlu ile birlikte zindan hayatı yaşayan Şahıımerdan Sarı hoca 27 Haziran 2016'da yazdığı bir şiir ile adeta bugün yaşanan paralel ihanet girişiminin sebeplerine işaret ediyor ve Gülen'in nasıl bir hain olduğunu gözler önüne seriyor.

Yaşadığı mağduriyetler hala devam eden Şahimerdan Sarı Hoca Erbil Tevkif zindanında kaleme aldığı şiirinde şöyle diyor:

LANETULLAH

En büyük mel’ûnu biliyor bilen,

Kâfirden alçaktır, ümmeti bölen

En büyük fitnedir Fethullah Gülen

Fethullah değil bir âfetullahtır

En lâyık lâkâbı Lanetullahtır.

Münafıklar pîri ortaya çıkmış

Küfrü mamur edip imanı yıkmış

Şerre kucak açmış hayırdan bıkmış

Fethullah değil bir âfetullahtır

En lâyık lâkâbı Lanetullahtır.

Çok fitne var tarih boyu kınanan

Ebu lu’lu’u , ibn-i Selül ve Sinan

Çırak olur onlar Fetö’ye inan

Fethullah değil bir âfetullahtır

En lâyık lâkâbı Lanetullahtır.

İhanet, İftira, şantaj ve yalan

Şerler ilke olmuş hayırlar talan

Haşhaşiden beter Fetö’cü olan

Fethullah değil bir âfetullahtır

En lâyık lâkâbı Lanetullahtır.

Hakkı iptali küfrü îlâ tüm emek,

Yalan olur ona Müslüman demek

Hem küfürdür küfre iman atfetmek

Fethullah değil bir âfetullahtır

En lâyık lâkâbı Lanetullahtır.

Papaya kardinal, siyonizme pîr

İblis’e danışman USA’dan emir

Maskesi Müslüman radikal kâfir

Fethullah değil bir âfetullahtır

En lâyık lâkâbı Lanetullahtır.

Seksenli yıllardı, dedim bu haindir

Tam doksan yedide küfr-ü ilandır,

Şimdi herkes diyor hinoğlu hindir.

Fethullah değil bir âfetullahtır

En lâyık lâkâbı Lanetullahtır.

Şahımerdan Sarı

27/06/2016

Tevkif Zindanı / Erbil

Şahımerdan Sarı Hoca seksenlerde FETÖ’ya munafık, 97’de ise kafir diyen Şahımerdan sarı hoca doksanlarda ve iki binli yıllarda cezaevlerinde kaldı. En sonda FETÖnun mağdur ettiği hoca, Erbil’de zindanda,esaret altında yatmaktadır.

METİN KAPLAN HOCA:

Önemli bir alim olan Metin Kaplan hocada FETÖ ve 28 Şubat mağduru. İftira atılarak cezaevine konulan Kaplan hoca, ilerlemiş yaşından dolayı çok zorluklar çekmektedir. FETÖ’nun Yahudi anlayışından dolayı, rakip istememesi ve Müslümanlara duyduğu kinden dolayı Metin hocaya işkenceler yapıldı; Ve halen mağdur.

 http://www.ilkehaberajansi.com.tr/haber/metin-kaplanin-oglu-yasadiklari-magduriyeti-anlatti.html

Hasan Mezarcı:

Doksanların korkusuzca konuşan din ve siyaset adamı, Hasan Mezarcı, Refahtan vekil olduktan sonra, Türkiye’nin yakın tarihi ile alakalı,kimsenin cesaret edemeyeceği konuşmalar gerçekleştirdi. Hasan Mezarcı ayrıca 28 Şubat cuntasından hiç korkmadı. Ayrıca öyle kapasiteli birisiydi ki gelecekte siyasetin önemli yerlerine geleceğinden şüphe etmiyorduk. 28 Şubat cuntası tarafından içeri alınıp en ağır işkenceler yapıldı. Bu işkenceler sonunda üzülerek belirterek, maalesef Hasan Mezarcı’nın akli dengesi bozuldu. Hasan Mezarcı’ya yapılan işkencelerin arkasında FETÖ’nun olduğunu düşünüyorum.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.