03 Aralık 2020
  • İstanbul8°C
  • Ankara1°C
  • Konya4°C
  • İzmir5°C

CUMALİ DALKILIÇ YAZDI; "ESKİ DÜNYA"DA SONA DOĞRU...

Türkiye uzun zamandır bir darboğazdan geçiyor. Gemi her yandan çekiç darbesi alırken fırtınalar içinde yalpalayarak sürükleniyor ve tam da bu vaziyetiyle bir darboğazın ağzında...

Cumali Dalkılıç yazdı; "Eski dünya"da sona doğru...

11 Şubat 2016 Perşembe 00:26

'Eski dünya'da sona doğru

Cumali Dalkılıç

Amerikan seçimlerinde ikinci tur sonuçlandı.

Trump en yakın rakibi H. Clinton'dan daha etkili kampanya sonucu ortaya koydu.

Amerikalılar medyanın bol ışıltılı sahnesine bakarak başkanını seçiyor her zamanki gibi…

Siyasi-ekonomik herhangi bir proje sunan yok.

Oysa ABD'nin içinde bulunduğu şartlar, bir zamanlar ülkemizde de kimi yankiseverler tarafından "süper güç" olarak anılan Atlantik ülkesini oldukça aciz ve mahkum imaja sokmuş görünüyor.

Seçim sonrasına da uzanan, güçlü bir yönetim göstermekten çok uzak ve belirsiz bir ABD tablosu var karşımızda…

Medya patronu Trump'ın şov ve söylemiyse "Daltonlar"ın uzun boylu tipini hatırlatıyor.

Amerikalılar dünyaya etkili bir imaj çizecek siyasi lider bulamayacak kadar geri ve pasif duruma düştü; lider imajında ani düşüş ve küçülme sözkonusu…

Görünen o ki "Başkan ve adamları" değil, Obama'dan da beter ve etkisiz bir takım adamların başkanı/kuklası siyasetlerinde boy gösterecek…

***

Türkiye'de muhalefet kavramı ve düşüncesi, sorumsuzluk, şuursuzluk, küfürbazlıkla eşanlamlı hale mi geliyor yoksa?

Görünen o ki, böyle düşünmemek için henüz ciddi bir neden yok.

Muhalefetin bu halini anlamlandıracak uygun bir vasıf da ümitsizlik…

Muhalefet ümitsiz…

Ümitsizlikten "muhalif" kesiliyor bazıları…

Ümitsizliğini aşılayabildiğini ve aynı ümitsizleri bir arada tutmayı becerdiği kadar "başarılı" olduğuna inanıyor.

Yani tek inandığı şey, memleketin halinde 'görmediği' ümit veya ümitsizlik…

Bu vasatta eğer bir muhalefet oluşup "yeni" tesiri uyandıracaksa, bunun ancak AK Parti içinden çıkabileceği görüşünden hareketle, vatanın "harim-i ismet"ini dert edinmekten çok, her devirde rastlandığı gibi şahsi ikbal ve menfaatleri için "adam" bulmak için harekete geçiliyor.

İktidarın aciz göründüğü anlarda böyle tipler genelde etkili görünür fakat AK Parti'de henüz böyle menfi bir tesirin hükmü yok…

***

Türkiye uzun zamandır bir darboğazdan geçiyor.

Gemi her yandan çekiç darbesi alırken fırtınalar içinde yalpalayarak sürükleniyor ve tam da bu vaziyetiyle bir darboğazın ağzında...

En kötü karar kararsızlıktan, en basit birlik çekişme ve çatışmadan yeğdir.

İnsanımız devlet işlerinde geçmiş dönemlere nazaran daha düşünceli ve ölçülü hareket ediyor.

Devlet, muhalefetten hiçbir kesime danışılmasının ihtimaline bile terkedilemeyecek kadar kritik bir eşikte…

Bu noktadan hareketle, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Abdullah Gül'le görüşmesinde, eski cumhurbaşkanının etrafında Bülent Arınç, Hüseyin Çelik ve Sadullah Ergin gibi Fetullah sevici isimlerle ekip, dahası geleceğin partisi imajı vermekten uzak durması yönünde ihtar ve ikazlar mevzu edilmiş olabilir.

Türkiye'nin herşeye rağmen iyileşmeye yönelen insan kaynağı, dünyanın geldiği nokta itibariyle tuhaf bir kaos-düzen dengesi oluşturmuş görünüyor.

Dünyanın yönü, Türkiye'nin kaderiyle eşgüdümlü bir çizgiye taşınmış durumda...

Türkiye'nin merkezine yerleşecek siyasi çizgi ve kadrolar da, dünyanın merkezine doğru ilerleme borcu ve sorumluluğu altında…

Yeni Dünya Düzeni bir dizi sahtelik ve göz kamaşmasından ibaretti.

Gerçekte böyle bir dünya yaşamadık.

Eskiydi ve çöküyor; sona doğru yaklaşıyoruz.

Türkiye'ye kurulacak yeni dünyada çok iş ve emek düşecek...

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.