25 Kasım 2017
  • İstanbul14°C
  • Ankara6°C
  • Konya2°C
  • İzmir8°C

CEM SANCAR; "KÜLTÜREL BİR YENİLENMENİN AREFESİNDE, HAFIZAMIZI VE FERASETİMİZİ AÇMAK İÇİN..."

Olay aslında şu: Hafızamızı ve ferasetimizi açmak için okuyoruz...

Cem Sancar; "Kültürel bir yenilenmenin arefesinde, hafızamızı ve ferasetimizi açmak için..."

11 Mart 2017 Cumartesi 12:08

Zihin açıcılara ihtiyacımız var

Kültürel bir yenilenmenin arifesinde yaşarken kitaplar üstüne daha çok konuşmalı. Sadece kitaplar değil, dergiler de hür düşüncenin kaldıracı, zihinsel hayatın küllerini üfürücü birer cengaver. Olay aslında şu: Hafızamızı ve ferasetimizi açmak için okuyoruz...

Edebiyat eleştirmenliğinin yokluğu bir maruzat. Yaşadığımız ağır süreçler belki bu çoraklığı tetikledi. Zihin açıcılara ihtiyacımız belli. Elimizde böyle bir kitap var. Berrak bir lisanla yazan bir edebiyat eleştirmeni duruyor karşımızda. Daha doğru deyimle bir 'kültür okuyucusu!'

Birbirlerini denetleyen edebiyat ve siyaset alanlarına mikroskobu koyuyor, edebiyat metinlerine yansıyan hayret verici ipuçlarına titizlikle eğilip edebiyatın modern ötesi derinliklerine geçiyor Hasan Öztürk. Kendine Bakan Edebiyat, şöyle başlıyor: "Yazdığımızda, daha önce olmayan bir yeniyi ortaya koymak, yazılamamış daha yeninin bulunduğunu haber veriyor. Okur-yazar olmayan rahmetli babamın efkarlı türküsünü anımsıyorum nedense her yazımın kitabımın nihayetinde, söylenmeyenlerin ifade edilmeyen büyüklügüne dair tumturaklı sözlere gerek kalmadan; 'Yazı yazdım kış idi/ Kalemim gümüş idi/ Daha yazacak idim/ Parmaklarım üşüdi..." (Kendine Bakan Edebiyat-Hasan Öztürk Erdem Yayınları Denemeler)

KENTZOOM
Bomba gibi bir şiir kitabı. Şehre gözlerini diken, şehirden felsefeler, yeni hayatlar, noktrünler çıkaran bir şair Ömer Erdem. 2015 Dağlarca Şiir Ödülü sahibi şair, modern bir şiir söylerken geleneğin irfanını yeniden inşa etmek istiyor. Özellikle dobra bir gitar salvosunu andıran dizeler eminim içimizdeki deilkanlıya iyi gelecek. "beni bir uçurumun kuyruğuna takın/ elimi kolumu sularla bağlayın/ bir sincabın sıçrayışına özeneyim/ som balıkları gibi tersine yüzeyim/ çarşılardan geçirin beni minyatürlere işleyin..."  (Pas-Ömer Erdem Everest Kitap Şiir)

ANADOLU İRFANI ÜZERİNE
Kılıç, Oxford'da bulunan Muhiddin İbni Arabi Topluluğu'nun üyesi. Aynı zamanda İslam Konferansı Genel Sekreterliğini yürütmekte. Kendisi tasavvuf alanındaki çalışmalarıyla biliniyor. Bizim iştiyakla okuduğumuz bir alim-yazar. Türkiye büyük meseleleri tartışırken gündeme ait köşe yazılarıyla da ferah bir açı kurmaya çalışanlardan. Özellikle Anadolu irfanı üstüne düşünen, eser veren bir düşünür Anadolu Tasavvuf Tarihine Notlar uzun yıllar süren tarih okumalarının sonucu. Mutedil, aklıselim bir mesafeden meselelere bakan Kılıç'ın her kitabı gibi ihtimam gereken bir kitap. Kitaptan bir bölüm başlığı vererek bitireyim: "Dergahların kapatılmasının ardından Nazım Hikmet'in bir şiirine uygulanan sansür üzerine!" (Anadolu Tarihine Notlar-I- Mahmud Erol Kılıç Sufi Kitap)

EZİKLİK PSİKOLOJİSİ
1951'de yayımlanan, konuyla ilgilenenler için efsane kitap Kültür Değişmeleri geçtiğimiz yıllarda iki baskı daha yaptı. Mümtaz Turhan Berlin Üniversitesi'nden mezun olup, Cambridge Üniversite'sindeki doktora tezine daha sonra eklemeler yaparak eseri 14 yılda tamamlamış, genişletmiş. Batı karşısındaki 200 yıllık geri çekilmeler tarihine köy araştırmalarından bakarak, eziklik psikolojisini sosyal alanda analiz etmiş ve bilimsel bir titizlikle sunmuş. Baskı altındaki medeniyetimizin aydınlarına çaresizlik karşısında sosyal-psikolojik argümanlar sunan bu eseri yeniden raflarda görmek mühim... (Kültür Değişmeleri-Mümtaz Turhan Araştırma Altınordu Yayınları)

SAYFALAR DOLUNCA ÇIKAR KAFA KONFORUNU BOZAR
Barbar dergisi ekibi sessiz sedasız güzel işler yapıyor. İşaret fişeğini 'Dergiler hür tefekkürün kalesidir' fikrinden yakan 'Aykırı' fanzin (edebi yaprak) ilk kez Erol Kızıl ve Ali Genç tarafından İstanbul'da 1993'te çıkarılmaya başlandı. 1997 yılında 18. sayıdan itibaren devam ettirilen Aykırı, üç cilt halinde okuyucuya sunuldu. Kafa konforunu bozma kararlılıkları sürdürenler okusun derim. Arada şöyle şifalı laflar da var: "Bunlar tek taraflı başlatılmış bir satrançta, sol elin kazanmasına dayanamayıp sağ elin kesilmesini hatırlatır insana. Yazı ve yaşam ölür. Sağ elden akan kanı, aşka ve satranca inananlardan birinci şube yalar. İkinci şube düşünür." "Sağ ve iyi kalmak zor, kan yalamak da..."

İNSAN SONRASINA GÖZÜNÜ DİKMİŞ
İnsan sonrası postmodern fikirler açısından insan ve insan sonrasına gözünü diken yazar, bana kalırsa diyor "İnsan sonrası durumun ortak paydası, bizzat canlı maddenin hayati, kendini örgütleyen ama natüralist olmayan yapısına dair varsayım." Gelecek kâra dönük bir genetik ve sinirsel sermaye arayışına mı gider göreceğiz diye de ekliyor. Kıymetli Erol Göka bu kitap hakkında bir köşe yazdı. Meraklısı bulabilir: "Görüldüğü gibi teknoloji, şişede durduğu gibi durmuyor. İnsan düşüncesini de hemen etkileyerek kendisine uygun ütopyalar da ortaya çıkarıyor. Ne yazık ki bu fikirler, bazı marjinallerin tuhaf fantezileri değil. "İnsan-ötesi" düşüncesi yani transhumanizm, devletlerin savaş politikalarını derinden etkilerken, 'insan-sonrası' fikriyatı akademiden başlamak üzere hızla yaygınlık kazanıyor." Evet, ilahi rabıtası silinmiş bir bilim anlayışının insan sonrası dönem hakkındaki yıpratıcı soyutlamalarını bilmekten zevk alacaklar için birebir.... (İnsan Sonrası-Rosi Braidotti Kollektif Kitap)

Cem Sancar-Sabah-Kitap eki

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.