25 Ağustos 2019
  • İstanbul25°C
  • Ankara18°C
  • Konya21°C
  • İzmir27°C

BİZİM MAHALLENİN(!) GÜZELLERİ(!) FARZET Kİ SONER ABİN SANA SÖYLÜYOR!

Soner Yalçın bir yazı yazmış... Bizim mahallenin güzellerini(!) ilgilendiren kısmı burası; "olmak" ve "görünmek" meselesi... Bizim de sık sık üzerinde durduğumuz bir mesele...

Bizim mahallenin(!) güzelleri(!) farzet ki Soner abin sana söylüyor!

24 Ağustos 2018 Cuma 10:38

"Olmak" mı, "görünmek" mi?..

Bizim de sık sık üzerinde durduğumuz bir mesele...

Bizim mahellenin "güzellerini"(!) çok yakından ilgilendiriyor...

Hani, Kumandan'ın taaa "Yaşamayı Deneme"de ele aldığı temele mesele...

Şimdi, sosyal medya sayesinde "bizim mahallenin güzelleri"(!) bunu "dava-İslâm-İbda" adına yapıyor...

Kendilerini gösteriyor(!) ve "beğenilmek" istiyorlar...

"Kendini sergileme arzusu" yazının başlığı...

Bizim mahallede "kendini sergileyenlerin" durumunu "ideolojik ve ahlâki ölçüler" ekseninde sorguladığınızda azgınlığın çapını görebilirsiniz vesselam...

Hadi bakalım...

Burada sizi ilgilendiren kısım şu;

Olmak” değil, önemli olan “görünmek” oldu artık!

Bilâhere sizin niye kendinizi sergilemek istediğiniz üzerine detaylı bir değerlendirme yapacağız...

İsterseniz hemen beş altı tane isim sıralayalım?..

Bu "keyfiyetsiz" öküzlerin niye "kendilerini sergilediğine" dair ipucu mahiyetinde?..,

İşte Soner Yalçın'ın o yazısı:

Kendini sergileme arzusu

Bayramda ilginizi en çok ne çekti:

İnsanların cep telefonlarıyla aralıksız fotoğraf çekmeleri olabilir mi?

Şunu da gördüm:

“Saçım bozulmasın” diye genç kızlar, denize-havuza sadece yarı bellerine kadar poz vermek için giriyor!

Gençleri hoşgörüyle karşılayabiliyorum! Ergenlik, kişinin sosyal ortamdan onay aradığı dönem. Bu bağlamda benlik arayışında, özellikle akranlarından gelen geri bildirimleri çok önemsiyorlar. Ölçüleri ise beğeni ve takip sayısı! (İngiliz Guardian Gazetesi'nin 2015 yılında yaptırdığı araştırmaya göre genç kızlar, harika görünmediğini düşündüğü fotoğrafları sosyal medya hesaplarında paylaşmıyor; ve paylaştıklarından ise aldığı beğeniler ile doğru orantılı olarak özgüvenleri etkileniyor! Bu sebeple… En mükemmel pozu yakalayabilmek için en az 50 çekim yapıyorlar…)

Peki… Kadınlara ne oluyor?

Buluğ çağını çoktan aşmış kadınlar da like/beğenilme peşinde!

Farkında değiller:

Keyfiyetten zorunluluğa dönüşen Instagram'da fotoğraf-video paylaşma / görünme hissiyatı insanı kendinden uzaklaştırarak yabancılaşmaya neden oluyor.

“Olmak” değil, önemli olan “görünmek” oldu artık!

Beğenme sayısı, neredeyse kadının sosyal statüsünü belirleme aracı yapıldı. İnsanlar buna kendini kaptırdı. Bu nedenle…

Güzellik, kimliğin damgası haline getirildi: “Güzel- bakımlı- şık olmazsan like/beğenme alamazsın/saygın olamazsın!”

Yani “görünmek” de yetmiyor. “Görünmenin” tek kıstası “daha güzel görünmek” sayılıyor!

“Daha güzel” ise şu anlama geldi: “Daha mutlu!”

Bunun yolu Instagram'dan geçer oldu; beğeni sayısı güzelliği tescilliyor artık!

Bu niye böyle salgın hal aldı?

Tüketim endüstrisi güzelliği hiyerarşiye dönüştürdü!

ÖLÇÜYE YENİLEN KADIN

Gözetleme kulesi olan sosyal medya, kadınlardan itaatkar beden istiyor!

Kadın “ölçüye” boyun eğdiriliyor:

-Topuğundan göbeğine mesafe ölçüsü şu olmalıdır…

-Göbeğinden başucuna kadar mesafe ölçüsü şu olmalıdır…

-Omuzdan dirseğe, dirsekten bileğe mesafe ölçüsü şu olmalıdır.

-Kaşların iki köşesi arasındaki mesafe ölçüsü şu olmalıdır…

-İki gözbebeği arasındaki mesafe ölçüsü şu olmalıdır…

Bu oranlar-ölçüler bitmez; dişler, eller, parmaklar…

Daha büyük göğüs- daha küçük göğüs…

Daha kalın belli – daha ince belli…

Daha iri kalçalı-daha çıkık kalçalı…

Sonu yok.

Batı toplumlarında “beden güzelliği”; ve muhafazakar toplumlarda “yüz güzelliği” aranıyor! (İnancı gereği başını örten kadının yüzünün boya küpüne dönmesi ve estetik ameliyat olmasının başka açıklaması olabilir mi?)

Ortaçağ Avrupa'sında kadınlar vücutlarını beyazlatmaya çalışırken, 20'nci yüzyıl başında Coco Chanel örnek alınarak bronzlaştırmaya çabaladı/çabalıyor.

1950'lerde “balık etli” Marilyn Monroe güzellik ikonu iken, 1960'larda çok zayıf manken Twiggy rol model oldu! Hem de özgürlüğün sembolü yapılıverdi!

İşte… Kadının “çilesi” bugün Instagram ile sürüyor. Bedenle kurulan ilişki bugün -Instagram sayesinde- gitgide zorlayıcı şekilde uğraş istiyor!

Kadın tüketim kültürünün dayattığı güzellik idealini satın almaya çabalıyor. Çünkü kadın da güzelliği, iktidar aracı olarak görüyor. Onun için güzellik, şöhret ve zenginlik için takas edilen bir “değer”! (Hoş geldin Kant: “Kadın sadece güzelleşmeyle uğraşmalıdır; kendini geliştirmesine gerek yok!”)

Kadını sadece cinsel işlevle sınırlı tutan bu anlayışla kadın her daim kendini eksik görecektir!

Şöyle:

FİLTRELİ GÜZELLİK

“Örnek kadını” sosyal medya yaratıyor…

Güzelliğe para harcamayan kadın üzerinde büyük baskı oluşturuluyor; özgüveni yok ediliyor ve sonuçta kendini “kusurlu” görmesi sağlanıyor.

Unilever kişisel bakım markası Dove, 2017 yılında Türkiye'de “özgüven” araştırması yaptı:

-Genç kızların sadece yüzde 11'i kendini güzel buluyor. (Dünyada kadınların yüzde 4'ü kendini güzel buluyor.)

-Genç kızların yüzde 72'si güzel olması gerektiğine dair inanılmaz baskı hissediyor.

-Kadınları yüzde 80'i her kadında bir güzellik olduğunu düşünüyor ancak bunu kendinde görmüyor.

Bu ruh halindeki kızlar/kadınlar ne yapıyor: Kusursuzluk beklentisi içindeki kadınlar/kızlar, güzellik endüstrisine yenik düşürülüyor.

Zaten…

“Makyaj”ın kelime anlamı, “aldatmak” değil mi?

Kapitalizm kozmetik endüstrisini her geçen yıl büyütmeye devam ediyor.

Ya tıp dünyası? Acımasız ve sürekli rekabet ile yorulan-bıkkın hale gelen kadın soluğu ameliyathanede alıyor…

Sonuçta olan şu:

Psikoloji profesörü E. Tory Higgins'e göre kişilerin üç benlik bölgesi var:

-Gerçek benlik…

-Olunmak istenen ideal benlik…

-Olunmak zorunda olduğu düşünülen mecburi benlik…

Bu kişilikler arasındaki çatışma insanın kendini değersiz hissetmesine sebep oluyor.

İnsan bu olumsuz duygusundan kurtulmak için çabalayıp duruyor. Günümüzde “ezikliği” yok etmenin en birincil aracı, sosyal medya: Gelsin “kusursuz” gösteren “filtreli güzellik…”

İki güzel kadın; arkadaşım Dr. Ebru Güzel ile Dr. Esra Çizmeci harika bir araştırma yapıp, kitap yazdılar:

“Filtreli Güzellik.”

Soner Yalçın-Sözcü

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.