02 Nisan 2020
  • İstanbul8°C
  • Ankara5°C
  • Konya7°C
  • İzmir10°C

28 ŞUBAT MAĞDURLARI NE ZAMAN ÖZGÜRLEŞECEK?

Bir yandan onurları ile helalinden sürdürebilecekleri bir yaşamı tercih ederken, diğer yandan memleket ve ümmet derdi taşıyanlara bir kez daha gözlerinizi ovuşturarak bakın, zira bu vatanın gerçek teminatı işte bu insanlardır.

28 Şubat Mağdurları ne zaman özgürleşecek?

08 Kasım 2016 Salı 14:27

Ülkemizde yaşanan darbeler insanımıza ağır bedeller ödetmiştir kuşkusuz.

Ve fakat 28 Şubatın asıl mağdurları çilesini çekerken, ağıtını başkaları yakmıştır ne hikmetse.

Kendisini vicdanında bile mahkûm edemeyen ağır müebbetlik –çıkarcılar- bu dünyanın dumanını attırırken, pek çok vatan evladı -bu gün hala-hücrelerde çile doldurmaya devam ediyor.

Pek çoğu da firaridir.

Bu firarilerden birisidir Sabahattin Arslan.

28 Şubatın tozu dumanı arasında kaybolmayı değil direnmeyi seçenlerden.

Darbecilere karşı meydanları dolduran ve bu sebeple gençliğini hücrelerde geçirmek zorunda kalanlardan sadece birisidir.

İslamcı avına çıkılan o günlerde tıpkı, 15 yaşındaki Yakup Köse, Halil Kantarcı, Tayyar Tarcan gibi yaka paça “terör” damgası ile hücreye tıkılanlardan.

O günlerin puslu havasından ustaca kendisini sıyıran ve sonrasında konformist bir hayatın ortasına yerleşmeyi başaran -ağıtçıların- aksine, üzerindeki darbeden bir türlü sıyrılamayanlardan birisi.

28 Şubat darbecilerine karşı yapılan eylemlere katıldıkları için 8 arkadaşı ile beraber terörle mücadele ekiplerince yakalanarak 8 gün boyunca işkence altında tutulmuştur. Sonrasında ise Metris cezaevine konmuştur.

Pek çok 28 Şubat mağduru gibi o da cezaevinde –iki namaz arasında-İşkencenin her türlüsünü görmüştür.

Sabahattin Arslan'da tıpkı arkadaşları gibi ”Noel Baba” operasyonunda saldırıya uğramış ve bacağından yaralanmıştır.

Ağır yaralı olduğu halde ölesiye dövülmüş ve hipokrat yeminini hiçe sayan bir doktorun aldığı emre uyması ile, bacağındaki şarapnel parçalarından sadece “öldürmeyecek” kadarı alınmıştır.

“Noel baba hatırası” olarak bacağındaki 46 şarapnel parçası ile yaşamaya mahkûm edilmiştir.

Kandıra F Tipi cezaevinde 3,5 sene hücrede tek başına ömür tüketmiş, gençliğinin en verimli 7 yılını hücrelerde psikolojik ve bedensel işkence altında geçirdikten sonra 2000 yılında tahliye olmuştur.

Ancak Tahliye edildikten kısa bir süre sonra yeniden yargı yolunu kendisine açan “hukuk” -darbe karşıtı- eylemelerde bulunmasını bir türlü affedememiş olacak ki, kendisini yeniden mahkûm etmiştir.

2014'ten bu yana firaridir Sabahattin Arslan.

Her gün, yakalanarak yeniden hücreye tıkılma ihtimalinin ağır baskısı altında, eşi ve evladıyla vedalaşarak evinden çıkmaktadır.

Bir yandan aranan bir firari olarak ailesinin maişetini –helalinden- kazanmanın derdini taşırken diğer yandan hala vatan, millet ve ümmet kaygısındadır Sabahattin Arslan.

Keza, sözde kahramanların sabahın beşinden sonra ortaya çıktığı 15 Temmuzda pek çok vatan evladı gibi daha akşam saatlerinde –darbeye karşı-tankların karşısında dikilmiştir.

Müslümanların kıyımını öngören ve 28 Şubatın mimarlarından olan ”fetöcüler” deşifre olduğu ve hainlerle kahramanlar ayrıştırıldığı halde, bu vatanın kahraman evlatları neden hala 28 Şubatın ağır bedelini ödemeye devam etmektedirler?

Ucuz kahramanlar sırça köşklerinden kahramanlık şarkıları söylerken, gençliğini ülkesi ve milleti için ortaya koymaktan çekinmeyen bu kahraman vatan evlatlarının bitmek bilmeyen 28 Şubat çilesini –artık-bitirmek gerekmez mi?

15 Temmuz gecesi göğsünü bu vatana siper ederek şahadete koşanların arasında olan Halil Kantarcı kardeşimize övgüler dizerken,”çiledaşlarına” reva görülen bu süreç bitirilmeli değil miydi?

28 Şubat'tan bu yana hücrelerde –yok yere- çile dolduran ve firari olarak her günü eğreti bir yaşamın kıyısında geçirenlerin özgürlüğü, iade-i itibarları ne vakit gerçekleşecek?.

Bırakın ölü seviciliği beyler!

Kalan dirilere, bu vatan için bedel ödeyen ve ödemekte olan evlatlara yoğunlaştırın artık dikkatlerinizi.

Vatan ve Milleti için canını ortaya koyanlarla “yiyici sahte kahramanları” ayrıştırın artık.

Bir yandan onurları ile helalinden sürdürebilecekleri bir yaşamı tercih ederken, diğer yandan memleket ve ümmet derdi taşıyanlara bir kez daha gözlerinizi ovuşturarak bakın, zira bu vatanın gerçek teminatı işte bu insanlardır.

Demem o ki, bunca hakikate rağmen darbe mağdurlarına, 28 Şubat çilesini bunca yıl çekenlere özgürlük ve itibarlarını iade etmek için ne lazım geliyor, bilemiyorum gerçekten.

Bir bilen varsa lütfen bizimle de paylaşsın..

Not: Sabahattin Aslan'ın; Sıradışı Bir 28 Şubat Hikayesi, Hayat Size Güzel ve Firari isimli kitaplarında sürecin derin izleri detayları ile okuma fırsatı bulunabilir.

Ayşe Müzeyyen Taşçı-TIMETURK

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.